14 Aralık 2008 Pazar

105. Blog Tabyası (REVENGE OF CHURCHILL) (Muhteşem Gösteri)

(E bilgisayarın sesini de açın bari :D)
Seyircilerin sessizliği arasında dansçılar koftiden tutturduğum bağları çözmeye başlıyorlar ufaktan
Tahtadan kalkarken bir yandan da iki haftadır zor bela ezberlediğim şarkının sözlerini bağıra çağıra söylemeye başlıyorum
- Belle, c'est un mot qu'on dirait inventé pour
- Duuuuuuuuuuğğğ !
Ne oldu be ?
Orkestra da duruyor,ben de
Hepimiz doktora bakıyoruz
- Ne oldu ?
- Ayol,dudaklağımı ıslatmadım daha ! Hani çingene kadınlağı böyle hep ıslak dudaklı ve seksidiğleğ ya ! Kendimi biğ an antiseksi hissettim. Oyun güme gidiyoğdu !
- Ya gereği yok !
- Sana soğan mı oldu höğgüçlü deve ? fılıp fılıp lıp lıp löp ! Chuuuğch ? Böyle dudaklağımı uzatınca ıslak ve seksi göğünüyoğ mu oğadan ?
Ataletin dudaklarını uzatmasıyla ön sıradaki erkek başları uzanıyooooor ve tabi beklenen son
Church ün el işaretiyle şöför silahını çekip iki kişiyi alnından vuruyor. Church sinirle karışık ne yapacağını bilemez durumda
- Sultanım. Senin yüzünden ülkemdeki erkek nüfusu azalmakta yahu. Doğum kontrol yöntemi gibi oldun şerefsizim !
- Ay değmez mi ama Chuuuğch ?
- Değmez mi sultanım. Emret bu yönteme adını vereyim
- Ay ilahi keltoş !
(O saniyeden bugünlere İngiltere’de Atalet doğum kontrol yöntemi literatüre giriyor)
- Şişşşş ! Kambuğ camel,al bakiiim baştan !
Hey allaaam !
Bir an aklımdan tası tarağı toplayıp ülkemdeki cephelerin en kanlısına dönmek geliyor. Yemin ederim bu görevden çok daha az yorulurum herhalde !
Sabır çekip şarkıya al baştan giriyorum
- Belle, c'est un mot qu'on dirait ….
- Duuuuuğ !
- Gene ne oldu ?
- Ayol telaffuzun yanlış ! Dilin böyle ağız içinde yuvağlacık olcak,sonğa ufaktan salacaksın nefesini dışağıya ağığ ağığ ! Bak böyleee … C’est un moooooot…….
- Ama sanatımıza bu kadağ müdahale etmeyin ?
- İyi be ! Yağdım eden de hata
Hatim indirmek üzereyim.
Kadın olsam yarım saat önce rahim kanseriydim !
Ataletin konuşmasına fırsat vermeden bağıra çağıra şarkıya başlıyorum. Gözümde bir yandan doktor da , itiraz edecek mi diye ?
Hayret
Bu sefer sesi soluğu çıkmıyor. Sahnenin hemen önünde başını yere doğru eğmiş,mahçup aşık pozlarından örnekler sunuyor !
Tamam
Şarkıyı söylerken Atalete en yakın olabileceğimiz anlar. Yanına gidip çaktırmadan planı fısıldamam lazım
Şarkı sözlerine devam ederken bir yandan da usul usul Ataletin yanına doğru sürünüyorum. Mermer ayağa kalkıp hızlı hareket etmemi engelliyor.
Bacakları ile aramdaki mesafe 2 metrenin altında
Öhöm
Bacaklar !
Yırtmacın arasından çapkınca….
Bakma Natif. Görevdesin ! Doktorun çekiciliğine kapılmanın zamanı değil. Yanına sokulup planı fısıldayıp kaçmamız lazım
Kendi bölümümün sonuna gelirken Ataletin dibindeyim. Ellerimi yavaşça kaldırıp kolundan tutmak üzere elimi uzatıyoruuuuum….
Suratımda patlayan tokatla sahneye yapışıyorum !!!
- Ne oluyor ya !
Sahnedeki herkesin gözü üzerimde. Şöför bu sefer Church ün bir şey demesine fırsat kalmadan ayaklanmış vaziyette. E be doktor !
- Ayol Ne şaşığıyoğsun ! Ğole kendimden biğ şeyleğ katığoyum. Hani ben seksi ve guğuğlu biğ çingeneyim ya ! İşte seni ne isteyeceğim kambuğ gibisinden sadistçe biğ oyunculuk seğgiliyoğum !
- Yüzüme beş parmak izin çıktı Atalet !
- Ayol sanat uğğuna !
Aaaa !
Ciddi ciddi tokat yedim ! Eli de ağır ha.
Ama planı fısıldayabilmek için yakınına girmem lazım
Yaradana sığınıp bir kez daha hamle ediyorum.
Bu sefer yediğim dayağın haddi hesabı yok. Nefes almadan yüzüme tokatları ardı ardına akşediyor
- Ya Atalet !
- Seni gidi kendini bilmez notığ damın kambuğu seni !
- Atalet !
- Seni damlağda mağt kedisi gibi dolaşıp av ağanan sapık seni. Beni de o kedileğden mi zannettin sen ?
- Ama
- Bak tokadı yedikçe coşuyoğ. Seni bu kiliseye kambuğ yapanın da ….
Ulan dayaktan ölmek üzereyim ! Şarküteriye bakıyorum, hiç oralı değil. Kaş gözle gel beni kurtar diye işaret ediyorum ama kafasını iki yana sallayıp başka tarafa bakıyor !
Lan şehit olucam !
Son ümit Sele bağrınıyorum
- Seeeeel. Senin sıran. Şarkıya gir
- Yemez !
- Len nasıl yemez ? Oyunu bölme ! Hem dönebilirsek seni Fizana sürerim !
- Uyar. Bu dayağı yemektense !
Ulan göz göre göre gidicem dayaktan !
- Seeel. Anne tarafımdan akrabam bir kızcayız var. Saklanbaç diye. Memlekete gidince seni onunla tanıştırırım !
- Güzel mi ?
- Bilmiyorum. Kimse görmedi daha. Saklanıyor. Sen bulur,tanışırsın !
Selin omuzları dikleşiyor. Evde kalmaktan kurtulmanın verdiği cesaretle avazı çıktığı kadar giriyor şarkıya
- Belle, est-ce le Diable qui s'est incarné en Elle ?
Oyyy. Ataletin tokatları durdu. Ayağıyla beni itip Sele dönüyor.
Selin duraksadığını görüyorum ama ne yapalım !
Vatan aşkı böyle bir şey işte !
Atalet gözlerini kısarak Sele doğru yürümeye başlıyor. Adımları kedilikten kaplanlığa doğru geçiyor yavaştan
Selin sesinin titrediğini duyuyorum. İnlemeyle karışık bir bağırtı çıkıyor ağzımdan
- Kaaaç Seeeel !
Artık oyun umurumda değil. Ekip üzerime zimmetli. Birinin başına bir şey gelirse demirbaş kaybından senelerce sürgüne giderim valla
Sel sesimi duyunca şarkıyı boş verip arkasını dönüp kaçmak istiyor ama…
Atalet Selin üzerindeki rahip kıyafetinin eteğine ayağı ile basmış durumda
Sel kaçmak için koşmaya çalışıyor ama sahnenin tahtalarından ateş çıkmak üzere
- Neğeye canım ?
- Öhöm ! Ben bir arkadaşa bakmaya gelmiştim zaten ! Gidiyordum !
- Yok yok . Demin öyle Belle Selle biğ şeyleğ söylüyoğdun inceden ?
- Ben mırıldanıyordum öyle kendimce !
- Sen beni bu müzikalin sonunda astığıyoğdun değil mi ğahip Fğollo efendi !
- Aman abla. Haddime mi düşmüş !
Üfffff !
Hayatının yanlışını yaptı.
Ataletin yüzü değişiyor
- Abla mı ?
- Öhhh. Piyes heyecanından,hanımefendi diyecektim !
- Len çakma ğahip ! Şimdiye kadağ piyese kendimden biğ şeyleğ katıyoğdum ama,şimdi sana kendimden biğ şeyleğ katacağım
- Kurbanın olayım abla
- Bak hala ! Abla senin ….
Ouuuuv. Bir ayağıyla Selin eteğine basarken diğer ayağı ile uçan tekmeye çıktı.
Selin belinden gelen ses buradan bile duyuluyor ! Ama Ataleti kesmedi
- Kimsin sen ?
- Selim
- Neğen acıdı ?
- Belim
- Bi daha abla diyicen mi ?
- Deli miyim ?
- Afeğim ! Bak kafiyeli de oldu !
Atalet etekten ayağını çekince Sel boylu boyunca yere yıkılıyor.
Doktor derin bir nefes alıp grubun ayakta kalan son adamına dönüyor
Şarküteri olanlardan tırsmış vaziyette yere çömelmiş kedi gibi sahneden kaçmaya çalışıyor.
Ama doktor tam önünde dikilmiş vaziyette
Şarküteri ayaklardan bacaklara,belden omuzlara ve en son başa varıncaya kadar yerden kafasını kaldırıyor
Gözlerindeki korku taa buradan seçiliyor
- Öhöm. Melabaaa !
- Sen de Phoebus sun sanığım !
- Eh. Nasıl isterseniz !
- Hani benim aşık olduğum
Şarküterinin gözlerinde ufaktan kıvılcımlar var. Kurtulma ümidi içine girdi.
- E evet. Çılgınca aşıksınız bana. Evet,evet. Çok seviyorsunuz beni
- Fleuğ de lys kim ?
- Efendim
- De lys kim ?
- Valla bi de lys kim anlamadım !
- O ne demek ayol ?
- Siz öyle hızlı söyleyince küfür gibi oldu ya !
Ah be Şarküteri !
En azından oyunu baştan sona şöyle bir okusaydın anacım !
- Sen beni kendine aşık et. Sonğa da O De lys yosmasına dön !
- Ama açıklayabilirim ! İzah edeyim !
Ouvv ! Atalet şarküteriyi boğazından yakaladı.
Genç adam sanatçı ruhunun verdiği kibarlıkla karşı koymadan ayağa kalkıyor
- Söyle bakim şağkımızı Phoebus !
- Boğazım sıkılıyken ?
- Tiz sesleğe daha ğahat çıkağsın sevdiceğim ! Başlaaaa !
İnsanoğlunun stres altında hafızasını yitirmesi normal tabi ama,
Şarkıyı unutmak !
- Hatırlamıyorum !
- Hani belle diye başlıyoğdu
- Amanını belle belle. Gel beni biraz elle !
- Scandal !
Oy oy oy . Şarküteri boynundan darağacına asılmış gibi havada sallanıyor.
Artık komutan olarak olaya el koymamın zamanı geldi,
Sürünerek Sele gidiyorum. Yerde kıvranan genç adamı boynundan çekiştirip Ataletin ayaklarının dibine götürüyorum. Bir yandan da avazım çıktığı kadar şarkının koro kısmına giriş yapıyorum
- J'ai posé mes yeux sous sa robe de gitane
Sel de ayıkıyor duruma. Yakaladığı yerden o da giriyor şarkıya.
Atalet şaşırıyor. O şaşkınlıkla Şarküteriyi bırakıyor yere.
Şarküteride düştüğü yerden boğazlanmış horoz gibi gırtlağı yettiğince dahil oluyor şarkıya
Üçümüz Ataletin bacaklarına sarılarak gözyaşları içinde bitirmeye çalışıyoruz şarkıyı
- Glisser mes doigts dans les cheveux d'Esmeralda

Atalet gururla kafasını yukarı kaldırmış,sanatının doruğunda bir oyuncu olarak,eski çağlardan kalma bir tanrıça gibi duruyor ayakta
Atalet ayakta,üç adam bacaklarına sarılmış ve gözyaşlarına boğulmuş vaziyette yerde bitiriyoruz şarkıyı
- Esmeeeeeraldaaaaaaaa


Devam edebilir (E herhalde)

15 yorum:

Şarküteri dedi ki...

- Kimsin sen ?
- Selim
- Neğen acıdı ?
- Belim
- Bi daha abla diyicen mi ?
- Deli miyim ?

......

- Fleuğ de lys kim ?
- Efendim
- De lys kim ?
- Valla bi de lys kim anlamadım !
- O ne demek ayol ?
- Siz öyle hızlı söyleyince küfür gibi oldu ya !

:)) Allah sonumuzu hayretsin. Atalet ekibi harcamadan biri fısıldasın aslında onun için geldiğimizi yav.


Takipteyiz

bitti dedi ki...

bu şarkının hastasıyım
öykülerinin müptelasıyım=))))

der en beğendiğim hatta okurken kah kah güldüğüm için "yine mi cem yılmaz izliosun" sorularına muhatap kaldığım bölümü de şuracığa copy paste yapmak isterim
Seni gidi kendini bilmez notığ damın kambuğu seni !
- Atalet !
- Seni damlağda mağt kedisi gibi dolaşıp av ağanan sapık seni. Beni de o kedileğden mi zannettin sen ?
- Ama
- Bak tokadı yedikçe coşuyoğ. Seni bu kiliseye kambuğ yapanın da ….
Ulan dayaktan ölmek üzereyim ! Şarküteriye bakıyorum, hiç oralı değil. Kaş gözle gel beni kurtar diye işaret ediyorum ama kafasını iki yana sallayıp başka tarafa bakıyor !
Lan şehit olucam !

=)

üçtemmuz dedi ki...

(Benim bilgisayarımın sesi yok. Valla. :D)
Atalet tokat atar mı? Atmaz yaa...Olsa olsa kızgınlığını gugıl resimleriyle gösterir, hani elektrikli testere filan...:)
İzliyoruz, merakla...

Adsız dedi ki...

hahaha...
kahroldum..
neden daha önce bunları akıl etmedim..
neden xy yi xy ye kıydırmadım..

süpersin..
yarım saat önce rahim kanseriydime koptum..

ama esas ben ataletten korktum....

atalet..

sevgiyle..
reveransını yapar uzaklaşır..

Çiğdem dedi ki...

:))))))))))))))))))))))))))

Bitsin sonra söyleyeceğim...


Çatlamak üzereyim :))))))))))))))9

alpernatif dedi ki...

Şarküteri
zor iş abi
fısıldarsam hikaye erken biter
hem belki ataletten dayak yemek hoşuma gidiyor :D

bittiiii
o şarkıyı oaraya yerleştirene kadar 2 saatim gitti
beğendiysen iyi :)


üçtemmuz
aaaaaa
nasıl bilgisayarının sesi yok :)
sana hemen iki tane hoparlör gönderiyorum
gerisini sen hallet

doktor civanım
ataletten sen neden korkuyorsun yahu
sanatının doruğundasın :D

Çiğdeeem
Çatlama :)

geçkalmadımki dedi ki...

YOK YOK BİŞİ YAZAMIYCAM :)))))))

alpernatif dedi ki...

Geçkalmadımki
aşkolsun
ben o kadar uğraşayım :D

burdasaklaniyorum dedi ki...

yarım saattir şu sayfadayım alper. yeminle.
yazıya mı odaklanayım, şarkıya mı şaşırdım. şarkıya diyecek sözüm yok. fazlaca dinlesem ağlatır beni, bilmiyorum neden.
yazıyı ağzım kapalı okuyamıyorum. gülmekten kulaklarımla fiyonk halde.
beynim fırdöndü oldu, hüzünlü hüzünlü kahkaha atıyorum. zemberek boşalacak valla.
bu ne yaaaa 8)))))

Ece dedi ki...

Hani bazı yabancı filmlerde, mahkeme salonunda duruşmalar sürerken, bir kenarda bir ressam hadiseyi resmeder ya..Sen anlattıkça, ben kenarda resmediyorum acemice.
Sendeki zekâ ürkütücü.Ama bilesin ki hayranım.
(yorum yazmak için işin sonunu bekleyemedim.Sabrım buraya kadarmış:) )

Sevgiler

Oya dedi ki...

bugün tüm geçmiş yazıları okumak beni felç edebilir deyü,
dün tüm bilogcugil arkadaşların yazılarını okudum..
seni de sona bıraktım..
çünkü biliyordum ki,
bu yazı dizisi beni tüketecekti..
ki, öyle de oldu..

dün o kadar güldüm ki..
sel'in şaşkın,
şarküteri'nin çapkın,
jido'nun baygın
hallerine..
atalet'in gücüne,
church'ün ezikliğine,
seninse kendine ettiğin eziyetlere :)))

valla natifcan..
misyonun elbette bizleri güldürmek değil ama,
gene de teşekkürler..
bu kadar sık ve bu kadar çok güldürdüğün için :))
iyi ki varsın valla!

likelife dedi ki...

hala " du bakali du bakali " takiplerindeyim..

böyle merak ettirilir,
pes walla..

who dedi ki...

hehehehe öpjem...

ama ben bunları kendime mail attım şimdi.. evde bidaa okuycam.. iz bırakayım dedim :)

sevgiler... kocamanından
sınıf sınıf

Adsız dedi ki...

ya alperim natifim ya..
sanatının derken ????

atalet..

Adsız dedi ki...

saolasın


**serinin hızına yetişemeyen hera