9 Aralık 2008 Salı

105. Blog Tabyası (REVENGE OF CHURCHILL) (Das kapitel vier)

- Nası ya ?
Her türlü rütbe farkını unutmuş vaziyetteyim. Ne müzikali ?
- Albayım,ülkem savaş içinde !
- Bilmiyor muyum zannediyorsun dingil efendi ?
Grup başı olarak karizmayı çizdirmek üzereyim ama konu da yenilir yutulur değil
- Kurtuluş savaşı veriyoruz. Gidip de kumpanya mı yapacağız ?
Albay masanın etrafında sıkıntılı bir tur atıyor.
- Millet can derdindeyken elbette sizi oraya eğlenmeye göndermiyoruz. Bu tamamen asıl amacınızı gizleyen bir oyun !
- Nasıl yani ?
- Doktor Ataleti hatırlar mısın teğmen ?
Bakışlar üzerime yönelince rahatsız olup yutkunuyorum. Doktoru unutmak ne mümkün ?
- Tabi ki hatırlıyorum albayım. Dişli bir bayandı. Sayesinde İngilizlerin abuk subuk işlerini durdurmuştuk
- Hah iyi işte
Albay derin bir nefes alıyor
- Siz İngilizleri durdurdunuz ama,Churchill de o arada Atalete aşık olmuş anlaşılan !
- Aaaaaa ! Churc ansiklopedi seviyor yani ?
Espri amaçlı yaptığım gevezelik albayın suratında kara bulutlar dolaştırıyor
- Esprinin zamanı değil teğmen. Durum ciddi.
- Özür dilerim albayım
- Atalet bu ülke için çok önemli işler yapmış bir insan. Ve Churchil bir delilik edip Ataleti kaçırmış
Albay bir nefes daha alıyor
- Bu ülke kendisine bir şeyler kazandıran insanları unutmaz teğmen. Ve zor durumda da bırakmaz
- Ataleti tanıyorsam zor durumda olanın o olduğunu zannetmiyorum albayım ama...
- Höööyttt. Ukalalık istemez. Sizlerin asıl görevi Ataleti kurtarmak. Müzikal de bu işin paravanı !
- Müzik sel kurtarış !
- İşin detayları sana vereceğim zarfta yazılı teğmen. Yolda okursun. Grubun başısın.
- Başı ben miyim ? Arkası kim albayım ?
- Şarküteri oyunun sahneye konmasında görevli. İki haftada nasıl yapacaksa !
- Trust me sööör
- Sel araç işlerinden sorumlu
- Arabalar di sel mi ?
- Jido yolunuza çıkacak erkekleri savuşturacak !
- Hani aradan birini kendime ayırsam albayım ? Böyle bir prens felan varsa ? Charles doğdu mu yahu ?
- Bu yetenekli grubun özelliklerini senden iyi kullanacak kimse yok
- Öhöm
- Kibirlenme. İşin doğrusu şu an oraya gönderebileceğim sizden başka da kimse yok. Herkes cephede savaşıyor
Son sözler grubun biraz bozulmasına yol açıyor ama albay devam ediyor
- Başınızı öne eğmeyin. Sizler bu milletin seçilmiş kişilerisiniz. Gidin ve görevinizi yapın
Hepimiz ayağa kalkıyoruz
- Ataleti kurtarmadan dönmeyin !


Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Londra 1920
İki üç hafta sonra

- Atalet !
- Neee !
- Bayılıyorum şu asabi tavrına ulen !
- Aaaaa ! Delinin zoğuna bak ! Çemkiğiyoğum beğeniyoğ. Bağığıyoğum beğeniyoğ ! Adam,ne kişiliksiz çıktın sen yahu !
Church belki dünya ile başa çıkmaya çalışıyor ama karşısındaki kadın karizmasını yerle bir etmiş vaziyette.
Ataletin bağlı olduğu odaya girerken ayağındaki yumurta topuklu ayakkabıları çıkarıp,beyaz çoraplı ayaklarına yumuşak deri terliği geçiriyor.
- Ataletim ,kaç gündür kızgınsın bana. Düşündüm de,biraz hava almaya ihtiyacın var
- Eeee ?
- Biraz dışarı çıkarayım mı seni ?
- Beni aldatıyoğ musun Chuğch ?
- Hönn ?
- Sana beni aldatıyoğ musun dedim adam ! Biğ anda benimle çok ilgilenmeye başladın !
Church şaşırmıştır
Dünyada kadınları anlayacak tek erkek olmadığını düşünür
- Yahu Generalin fikriydi ama,benimde hoşuma gitmişti !
- Geneğaline de sana da ! Biliyoğum,başka biğ bağlı kadını sevip bağlıyoğsun seeen !
- Ama
- Ben buğda akşama kadağ bağlı kalayım,sen git elalemin başka kadınlağını bağla ! Gözünü oyağım senin Chuğch !
- Generaaaaaaaaal !
Church lafı nereye dolandıracağını bilemediği için fikri veren Generali çağırır
- Yes söööör
- Bundan sonra bana sööör değil,abi diyin demedim mi lan !
- Yes abi !
- Sen ne zaman gidiyorsun Hindistana !
- Kısmetse haftaya abi
- Hah,iyi . Bu dışarı çıkma fikri senden çıkmadı mı ?
- Yes. Hanımefendi biraz bunaldığı için araba gezisi iyi olacaktır demiştim ama !
- İtiraz ediyor
- Etsin ! Nasıl olsa bağlı. Ben şimdi iki asker çağırır,yengenin sandalyesini arabaya kadar taşıttırırım. Kuzu kuzu gezersiniz
Atalet sandalye de huzursuzca kıpırdanır
- Neğeyi gezicez ?
- Nereyi gezelim general ?
- Adelphi tiyatrosunun oralarda gezinmeye ne dersiniz efendim ?
- Ne dersin sultanım ?
- Yok kesin beni aldatıyoğsun !
Church omuzlarını düşürür
- Arabayı hazırlayın. Gezmeye gidiyoruz


Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

- Son kez söylüyoruuuum. Esmeralda beniiiiiiim !
Jido üstüne nefis yakışmış çingene kıyafeti ile Şarküteriye bağırmakta. Benim ise yerden kalkıp höööt diyecek halim yok
Oyunda kambur rolünü üstlendik iyi hoş da,devleti aliye hoşluk yapıcam diye gözümü çıkardı
Kambur kostümüm için hiçbir masraftan kaçınmadan afyondan getirilmiş mermer işlenmiş
B.kunu çıkarıcaz ya ! 25 kg lik kambur taşı sırtımda. Sahnede yürümeme imkan yok. Yerde sürüne sürüne gidiyorum.
Bu ağırlık üstüne bir de başrol kavgası yaşanıyor
Hem de Jidoyla Şarküteri arasında !
- Loook beybi ! Ben müzik eğitimi aldım. Kulağım süper. Burada başrolü ben oynarım. İster kadın ister erkek olsun
- Deli misin ayol ! Böyle sakallı bıyıklı Esmeralda mı olur !
- E tamam işte. Adı üzerinde ! Esmer ! Yani tüyleri biraz belirgin bir kadın ! Yorumumla süper olur !
Jidonun gözlerinde hain bir pırıltı dolaşıyor. Eyvah ki eyvah. Gizli gücünü kullanacak !
- Şarküteri !
- Vat ?
- Senden hoşlanıyorum !
Genç adamın titrediğini buradan bile görüyorum ! Duruluyor,silkiniyor. Amanın gitti adam derken boğuk bir ses çıkarıyor
- Şaşırdıııım !
Arkasını dönüp gidiyor.
Ağzım bir kez daha açık ! İnanılmaz bir yetenek. Zaten zeplinle Londraya gelirken de onun sayesinde sorun yaşamadık ! Havaalanında pasaportlarımıza bakacak yetkiliye “senden hoşlanıyorum” diyince adam “şaşırdım” diyip hepimize geç işareti çekti
Karakol için bulunmaz bir ajan
Kapısında erkek olan her yere girebilir zorluk çekmeden !
- Ok beybi. O zaman Esmeralda ellerinizden kiss er. Phoebus u da ben alayım
İngiliz kızlarında oluşan dansçılar Şarküterin etrafını sarıyorlar
Genç adam bir anda uzun bacaklı,sarışın kız güruhunun arasında kalıyor
- Sakin olalım hanımlaaaaaar !
- Baş dansçıya karar verdiniz mi mr. Şarküteri !
- Senin mr. Derken r leri yutmanı yerim ben
- Efendim ?
- Öhhh. Nating nating. Evet dün gece otel odamda yapılan seçmenin sonuçlarını açıklıyorum hanımlar !
Otel odasında seçme mi ?
Lan !
Biz debelenip dururken adam ben odaya yatmaya gidiyorum demişti !
E tabi yatma konusunda sayı belirtmedi !
Eline futbol takımının teknik direktörü gibi bir sayfa almış,sahne krokisinin üzerine yazıp çiziyor
- Emmaaa !
- Yeeeees !
- Gösterdiğin tekli performans seni sahnenin sol yanındaki baş dansçı yaptı !
- Ouuv my god !
- Yalnız bir daha bu kadar emma tamam mı ? Boynum mor renkler kullanılan tabloya döndü !
Nası tekli performans ya ?
Ne demek sahnenin sol baş dansçısı ?
- Sienna ve Jennifer !
- Huuuu
- Siz de akşam ki ikili çalışmalarınıza dayanarak, orta sahada dans edeceksiniz. O üst üste durduğunuz hareketi sahnede de bekliyorum
- Kikirs (yazarın notu .Sondaki s çoğul söylendiği için. İngilişçe bilmeyenlere açıklama)
- Alfreeed !
- Çüş artık !
Tamam İngilizcem yok ama Alfred de erkek ismi !
- Efendim teğmenim ?
- Alfred ne lan ?
O da şaşırıyor
- Hakikaten Alfred ne lan ? Ulan sen nerden karıştın dün geceki seçmelere?
Kırıtan iri yarı bir zenci mahçup çocuk gibi bakıyor kızların arasından
- But Şarküüüüü ! Last night ööööle demiyordun ?
- Tü Allah cezanı vermesin. Teğmenim ?
- Neee ?
- Ben banyoya gidiyorum. 40 tas su dökünüp aklanıcam !

Şarküteri sahne gerisindeki banyoya giderken besmele çekip yerden doğruluyorum. Kamburdaki mermer yüzünden inanılmaz bir denge sorunum var. Zaten rolü ezberleyeceğiz diye dilimiz dolandı durdu. Fransızca içinden çıkılır bir dil değil.
Allahtan Ataletten kalma pratiğim var. Bütün r leri ğ diye okuyunca fransızca gibi oluyor.
Hem Londrada kim fransızca bilir ki allasen ?
Jido çingene kıyafetinin yırtmacını savurta savurta yanıma geliyor
- A be şugar abim, Sel nerde ?
- Efendim ?
- Çingene kızıyım ya ! Fransızcayı Romen ağzıyla yapmaya çalışıyorum
- Haaaa !
- Sel le sahnemi prova etmem lazım ! Rahiple karşı karşıya geldiğim sahne. Sel nerde ?
Dimdik durmaya çalışırken sırtımdaki ağırlıkla sahnede arkaya doğru düşerken bağırıyorum
- Dışarıda gizli görevin kendine ait kısmıyla uğraşıyoooooor !
Sahneye sırt üstü devriliyorum !

Devam edebilir (E herhalde)

5 yorum:

createacraft dedi ki...

alperim sugarım..
kuasimodom..
hahahahah...
süpersin..

başka bişi diyemem..
seviyom seni...
atalet

üçtemmuz dedi ki...

Bayram üstü aksiyon. İki ziyaret arası Londra-Esmeralda, Fransız aksanlı atalet...El öpmeye gittiğimde Kuazimado amca demekten korkmaktayım. N'olur bi de revü kızları olsun. Colette de Bayramınızı kutluyor Alper Abisi...
Üçtemmuz kendini imha etti...:)

alpernatif dedi ki...

hah
kreatif doktor civanım
ben de seni seviyorum :D

üçtemmuz
revü kızları mı ?
e ingiliz dansçı kızlar koydum işte :)

Şarküteri dedi ki...

Tam bayram dönemine geldiği için yorumlarda beklenen patlama görülmemiş sanırım. Ama bunun bayram sonrası da var...

Neyse bana burada bayram yok, rahatça yorumumu yapabilirim.

Öykü giderek hoşuma gitmeye başladı. Şu sahne seçmeleri her daim yapılsa olmaz mı? Performansta düşüşler olursa rollerini kaybetsin dansçılar. Yalnız o Alfred' i sokmayın abicim oraya ya. Gece karanlığında kamufule oluyor herif.

Hiçbir masraftan kaçınmayarak Afyon' dan mermer :) Strafor doldursak olmuyo muydu kambura?

Zeplin' le londra' ya uçmak :) Bu da güzel.

Bi de Emma ya, Emma, emma. hehehe

Takipteyim.

geçkalmadımki dedi ki...

merak, heyecan ve hevesle bekliyorum devamını..
jido haklı Sel nerde.. e aileden ya..saklambaçıma rapor etmem lazım, o bu aralar okuyamıyor da..
Sevgiler...