6 Aralık 2008 Cumartesi

105. Blog Tabyası (REVENGE OF CHURCHILL) (La partie deux)

Londra 1920
(İlk bölümden iki üç hafta önce)

Şehir hep kasvetli
Ama kasvetli olduğu kadar da pek bir gururlu
Öyle ya
Birinci dünya savaşından galip çıkılmış
Sömürgeler diz boyu
Herkese laf geçiyor
Herkese !!!
Şey ...
Hemen hemen herkese

Yani bir kişi hariç

- Bana bak. Ben chuğh mhuğc dinlemem. Bığak beni manyak !

Zerafet ve çekicilikle bezenmiş bir kadın sandalyede bağlı olarak oturuyor
Üzerinde her hikayesinde giydiği ve kendisine çok yakışan turkuvaz rengi yandan derin yırtmaçlı gece elbisesi var
Makyajı birinci sınıf
Saçları...
Saçlar debelenmekten biraz dağılmış,ama çekiciliğini bozmak bir yana arttırmış da

Bir binanın en üst katı
Manzara tüm Londraya hakim
Oda çok lüks döşenmiş
Her tarafta Fransız ekolünün izleri var
Duvardaki tablolar,bir köşede gramafonda ufaktan çalan müzik
Bilen birileri tarafından dizayn edildiği belli
Ve bu zenginliğin ortasında sandalyeye bağlı olarak oturan kadın,karşısındaki adama verip veriştiriyor
- Ben seni bu dünyaya getiğen ananın daaa,bu dünyanın başına musallat edenin deeee...

Sandalyenin karşısındaki ikili koltukta oturan adam rahatsız
Ülkesinin ve hatta dünyanın en güçlü adamlarından biri
Ama heyhat,kadının karşısında süt dökmüş kedi gibi
Kadının sövmesinden fırsat bulunca bozuk bir Türkçeyle araya girmeye çalışıyor
- Ama Atalet,sultanım !
- Bana sultanım deme keltoş ! Ben senin o puğonu alıp da sana yediğmezsem...
- Ama
- Len Chuğchil misin nesin,asabımı bozup duğma. Çöz beni !
- Yok ya

Evet
Winston Churchil
Ama tanıdığımız Church ten epeyi farklı
Üzerinde siyah bir takım
İçinde yakası açık beyaz bir gömlek
Gömleğin arasından fırlamış kıllar belli ki beyazlaması yüzünden boyanmış
Ayakta ucu sivri yumurta topuklu ayakkabılar
Ayakkabıların üzerine basılmış
Beyaz çorapların ışıltısı taaa uzaklardan bile belli
Elinde sedef kakmalı bir tespih var
Beceriksiz hareketlerle tespihi çevirmeye çalışıyor ama eğitimsiz
Tespih gereksizce sağa sola sallanıp durmaktan öteye geçemiyor
Koltuğun önünde küçük bir sehpanın üzerinde yarısı içilmiş kulüp rakısı ve beyaz leblebi görünüyor
- Çözeyim de geçen seferki gibi kafama vur he mi ?
- Bak hala konuşuyoğ !
- Bu konuşan seni seven bir adam Atalet. Aşığım uleeen !
- Yüğü len !
Church sinirleniyor
- Çemkirme kadın ! Seni Anadolu dediğiniz yerde ilk gördüğümde vuruldum. Londraya döndükten sonra aklımdan hiç çıkmadın. Hatta o kafamı yaran ayakkabını hala saklıyorum
- Kafanda mı ?
- Efendim ?
- Ha ha... Şaka ayol !
- Haaaaaa ! Sana defalarca özel kurye gönderdim her şeyi affettim,gel evimin kadını ol diye !
- Ben kağgo muyum kuğye göndeğiyoğsun !
- Senin için gittim Türkçe öğrendim
- Yanlış öğğenmişsin. Hala ğ leği ğ diye söylüyoğsun
- Türkiyeden kıyafetler getirttim. Tam bir Türk gibi görünmek için
- Kığo
- Efendim ?
- Ha ha . Bu şaka değil ayol !
- Sana yaranmak için Türk gibi davranıcam diye rakının bağımlısı oldum laaaan !
Church rakıyı fondip yapıp kadehi masaya vuruyor
Yüzü buruş buruş
- Alışamadım şu merete. Laaan generaaaaaal !
Kapı açılıp üzeri apoletlerle dolu biri içeri giriyor
Churchilin tuhaf isteklerinden bıktığı yüzünden belli
- Yes söör !
- Meze getir lan !
- Sorry söööör ?
- Hanımefendinin yanında Türkçe konuşun demedim mi lan ! Meze diyorum. Haydari,peynir,tarator,getirin ulan bir şeyler. Mezesiz gitmiyor bu meret !
- Meze ? Ouuv. Anladı ben ! Ok.
- Hey allaaam
- Pışt geneğal. Biğaz da kağides getiğ. Canım çekti
- Kağides ?
Church ün sinirleri tavan yapıyor
- İkiletme len hanımı ! Karides işte. Böcük böcük
- Sööör. Karides çok pahalı ? Savaş bütçemiz kısıtlı felan !
- Ulaaaaaan. Hanım karides istemiş. Zırhlılardan hangisi var yakında ?
- Queen Elisabeth !
- Söyleyin gidip böcük bulsun !
- But söööör,donkey kadar savaş gemisi ?
- Yörü laaaan !
Church kadehini yeniden doldururken yan gözle de Atalete bakıyor
- Rahat mısın sultanım ?
- Sana ne ?
- Hayır yani....
- Geveleme adam ! Beni kaçığttığın yetmiyoğmuş gibi biğ de sandalyeleğe bağladın
- E sende gelmedin ?
- Yok bi de gelecektim tıpış tıpış !
(Ormanda Atalet kızdığı zaman 10 kaplan gücündedir derler)
Church bu ani çıkışla yeniden siniyor
- Eşşek kadağ gemiyle beni kaçığ,sandalyeye bağla. Sonğa da bik bik et
- Seni kraliçeler gibi yaşatırım Atalet !
- İngilteğe kğaliçesimi ?
- Efendim ?
- Ha ha ... Şaka ayol ! Şaşkın adam,işim gücüm vağ memleketimde. Bığak da gideyim
- Hayatta olmaz. Ya benim olacaksın ya da kara toprağın Atalet
Church köşede çalmakta olan gramafona Orhan abisinden bir parça koyar
Odanın içini “hatasız kul olmaz”ın notaları sarar
- Of ulen offf. İşte rakının yanına giden müzik
- Aaaa ! Şapşal. Beynim tığmalanıyoğ ! Kapa ayol
- Orhan abimi mi kapayayım ? O sevenin halinden anlar
General kapıyı çalarak elinde meze tabağı ile gelir
- Abi,sana güzel babagannuş yaptırdım. Yenge için de istakoz ayarladım.
- Ne yengesi geneğal ?
- Yenge...Chuch abimizin sevdiği kadın,ülkemizin yengesidir icabında !
- Bol yıldızlı ibiş ! Şu bağlağdan biğ kuğtulayım,sen asıl o zaman göğeceksin enişteninkini ?
- Yengemiz erkek gibi kadın maşallah abi
İşte en söylenmeyecek söz budur Atalete
- Eğkek gibi mi ? EĞKEK GİBİ Mİİİİ ? Mİİİİİİİİ ?
- İltifat ettik yenge ?
- Yenge senin anandığ şebelek ! Hiç kimse beni biğ xy ile aynı kategoğiye sokamaz. Hele ki ben hayatımı xy leğin y sini çüğütmeye adamışkeeen !!! Chuuuğch !
- Emret sultanım
- Süğ bu heğifi Hindistana !
- Ama yenge !
- Sus lan General. Seni Hindistanın fahri ineği seçtim
- Ama
- Ha ha ! Alemsin Chuuğch ! Oh olsun geneğal. Mihğaceye benden selam söyle.
General kafası önde dışarı çıkar
Gözlerinde hain pırıltılar dolaşmaktadır
- Yenge dedik,fantom çıktı ! Görürsün sen yenge
Church ve Atalet odada yalnız kalır. Orhan babanın müziği odada hüzün rüzgarları estirmektedir
Atalet sıkıntıyla çevresine bakınır
- Chuğhcüğüm,bak heğ şey iyi hoş da sen bığakmazsan bizimkileğ başına iş açağ gibime geliyoğ
- Ne gibi
- Benim gibi biğ kadını sana yediğiğleğ mi ayol ! İlla ki kuğtağığlağ
Churc rakı şişesini kafasına dikip fon dip yapar. Gözleri çakmak çakmak olmuştur.
- Benden seni mi alacaklar ? Nı ha. Nı ha ha ha. Ben öyle bir salak tanımıyorum !
Atalet sırıtır
- Valla ben biğ tane tanıyoğum


Devam edebilir (E herhalde.Ama büyük ihtimal Pazartesiye)

14 yorum:

Adsız dedi ki...

hahaahahahahhaah....
bayram armağanı ki nasıl..
hindistanın fahri ineği he..
10 kaplan gücünde he..
yumurta topuk çörç he =)

daha ne diim ki sana..
dizilerin efendisinden başka..

muahh bi de..
=)
atalet

alpernatif dedi ki...

HEH
bunu da bayram öpücüğü olarak alıyorum İngilterenin yengesi :D

üçtemmuz dedi ki...

Ha ha haaa...Süpper olmuş.
Çörçil vız gelir atalete söyleyeyim.

Atalete üstünde xx yazan bir yüzük lazım...Malum Fantom...:)

burdasaklaniyorum dedi ki...

bana antalya sokaklarında bayram günü internet kafe aratacaksın alper!!
ama bişey diyim mi?
değer 8)

alpernatif dedi ki...

üçtemmuzum
Süper fikir
vurduğu yerde xx çıksın
işte gerçek bir tommiks teksas okuyucusu :D

saklanbacım
Antalya sokakları diye nispet yap
sonrada cafe mi arayayım ?
giderken iyi :D
(sen adresi ver,ben çıktısını alır,mektupla gönderirim)

üçtemmuz dedi ki...

Favorim Mr. No'dur her daim...:) Ama Fantomu da pek severiz...Ben bir zamanlar çocuklarının adlarını bile ezberlediydim yav.:)
(Unutmuşum şimdi.)

burdaya da sesleniyim şurdan: Şşşşttt...bizi de unutma , antalya filan dinlemem kalkar gelirim bak.:)))

bitti dedi ki...

xy lerin y sini çürütmeye kendini adayan kadına ve hindistanın fahri ineğine selamlar efenim=))))))

alpernatif dedi ki...

üçtemmuz
puxa vida :D

bittiii
tebrik
araya kondurduğum y yi çürütme esprisinin yakalanmasına :)

Adsız dedi ki...

alperrr...
hangi birini yakalayacağız esprilerin..
=)
atalet..

komik bir ctesi geçirdim sibakstaki önerin üzerine..
yavaş rahvan bir istanbul..dolaştım..

çok renkliydi...
bir nisbet resmi önderesim geldi hatta..
atalet...

caglar dedi ki...

hiç kaygılanma, birçoğumuz o tüm espirilerini bulmak için kerelerce okuyoruz zaten yazını. ama ben şahsen genelde dizi yazı olunca iltifat ede ede bunalıyorum. ne o öyle yapış yapış. yakışmaz erkekadama :D

ama bana antalya sokaklarında internet gayfe aratmayacaksın, neden.. çünkü evde var bizim :)

alpernatif dedi ki...

ataletim
yok öyle bir kaygım
yakalanmayabilir
beğenilmeyebilir
okunmayabilir
tek derdim,gününüzü biraz daha renklendirmek

ve nispet resmi alasım geldi :D

Çağlarım Bilirim neferim :)
Ulen ben Ankarada nöbetçi
Sen antalyada
hey allaaam

bu arada
başrol oyuncularımdan üçü yok ortada :D

kumhavuzu dedi ki...

efenim çok methinizi duydum..sizin ve hikayelerinizin
zaman ayırıp takibe alacağım(inşallah)
bu arada Bayramınızı kutlamak için uğradım

Şarküteri dedi ki...

haaa!!! Eski bloktakiler bir nevi taslak şeklindeydi yani. Keşke baştan okuyup karıştırmasaydım :)

daha dün diriliş kitabını okudum turgut özakmanın. Çanakkale savaşı üzerine milli mücadelenin erken dönemleri iyi oturdu. Şimdi revınç of çörçil deyince, çanakkale savaşı tasarısı tutmayan çörçilin intikamı olarak algılıyorum. doğru mudur hocam?

Adsız dedi ki...

vay be sapık çörçil
ama eminim o ayakkabının teki atalette hala duruyordur, çelik topuk 9 pont ohhh :))
fahri ineğe koptum alper
aferim çocuğum pek güzel yazmışsın

geriden takip eden Hera