13 Aralık 2008 Cumartesi

105. Blog Tabyası (REVENGE OF CHURCHILL) (جزء من حدث سبعة)

Saniyeler çok kıymetli !
Jidonun hayatı tehlikede. Atalet neyle uğraştığımızı bilmeden genç kızı öldürtecek.
Şöför jidoya nişan almış durumda. Her an tetiği çekebilir.
Seyircilerden bir gürültü yükseliyor
Kimse yeni gördüğü bu genç kızı kaybetmek istemiyor

Ve silahla Jido arasında da sadece ....
Evet
Sadece ben varım !

Deli gibi yerden kalkmaya çalışıyorum. Bir yandan da Jidoya sesimi duyurma gayreti içindeyim !
- Jidooo. Silah sesini duyunca kendini yere at. Ölmüş numarası yap !
Genç kızın duyup duymadığının farkında değilim
Yüzü panik içinde
Saniyem bile yok artık
Devletime güvenmek zorundayım

Şöförün ateş etmesi ile sırtımdaki kamburu merminin yoluna sokmam bir oluyor. Hakiki Afyon mermeri,mermiye kalkan görevi görüyor. Kimse o panikte kurşunun sırtımdan sektiğinin farkında değil.
Merminin ve mermerin etkisi ile tekrar yere düşüyorum. Ama gözüm Jido’nun üzerinde
Dediklerimi duydu mu acaba !

Genç kız sabitlenmiş gözlerle şöföre bakıyor. Hiç kıpırtı yok
Silah sesiyle salonda sessizleşmiş durumda. Çıt çıkmıyor !

Jido ufak adımlarla öne doğru geliyor. Ellerini kalbinin üzerine koyuyor !
- Abe şugar efendiler,şoparlar,gaciler,gacolar !
Sesi titreyerek çıkıyor !
- Ben ki ep sülerim,Anadolunun biraz daha arka taraflarından kopup gelmiş bir garip oyuncu
Parmakları Church e dönüyor
- Sen ki kuuskuca devlet adamı
Parmaklar bu sefer Atalette !
- Ve sen ki hayatımda gördüğüm en güzel gaci.
Daha tiradı sürdürecek ama Ataletin o kadar sabrı yok
- Ay Chuuğch ! Hala konuşuyoğ. Söyle biğ daha vuğsunlağ !
Bu sefer kurşuna yetişemem. Jidoya bakıyorum. Durumun kötülüğünün farkında ! Lafı uzatmadan kendini yere atıveriyor
- Ooooşt ! Ay ölüyoruuuuum be yav !
Yerde debelenip duruyor. Belki de hayatının en büyük rolünü oynuyor ama çok uzattı. Sahnenin bir o yanına bir bu yanına dönüyor. Ufaktan sesleniyorum
- Jidooo,öl artık
- Ay daha yeni çıktım sahneye ! Bırak iki dakika rol yapayım
- Yahu biz buraya oyun oynamak için gelmedik. Görevi unutma ! Bir planım var !
- Ayağa kalkıp bir iki laf daha etsem !
Sakın dememe kalmadan yeniden ayağa fırlıyor
- Efendileeeer....
Şöförün kurşunu şans eseri başının azıcık üstünden geçiyor
Jido yerde. Bu sefer hiç kıpırdamadan yatıyor.
Sürünerek yanına gidiyorum. Dudaklarının arasından konuşuyor
- Ödüm b.kuma karıştı valla
Hey allaaam !
Şarküteriyle Sele bakıyorum. Tam olarak ne olduğunu anlamış değiller
Olayı ele almak lazım
Jidonun yanında başlıyorum ağıta
- Allaaahım. Başrol oyuncumuz öldüüüüü.
Salonda hafiften bir panik havası var ama Church ün korkusundan kimsenin gıkı çıkmıyor
Sel’le Şarküteride yanıma geliyorlar
Hep bir ağızdan ağıt tutturuyoruz
- Oy vele vele veleeeee. Esas kızı yitirdik veleeeee
Sel olayı abartıp zılgıta geçiyor
- Li li li li li liiiiiii
Şarküteri hala olayın sanatsal kısmında
- Liii değiiiil. Lüüüüü ! Bak ağız böyle çemçük olacak. Lüüüüüüü
- Liiiiiii !
- Lüüüüüüüü
Ulan sizi bana sayıyla mı verdiler ? Londranın göbeğinde iki adam zilgit dersi veriyor !
Sesimi yükselterek hönkürüyorum !
- Başrol oyuncumuz diyorum. Öldü diyoruuuuum. Oyun yarım mı kalacak ?
- Lö li ?
- Lö ne ya ! Ne lösü ? Oyun yarım kalacak diyoruuuum. Bu saatten sonra Jido gibi Fransızcaya hakim birini nereden buluruz ?
- Hiç de biğ keğe ! Fğansızcasını duymadık biiiğ. Duysak bile çok kötüdüğ ikiiii !
Aha
Beklediğim tepki Ataletten geldi
Oturduğu yerden bıdır bıdır konuşuyor
- Hem fğansızcası yoktu,hem de çiğkindi valla !
Jido yattığı yerden doğrulacak gibi oluyor,kafasına vurup yere düşürüyorum
- Ah ben şimdi bu oyunu bitirebilecek kadar fransızcaya hakim,oyunculuk gücü olan...
Ataletin her sözümde yerinde kıpırdadığının farkındayım ama öldürücü darbeyi en sona sakladım
- Ve her adım attığında güzelliğinden erkekleri çarpan bir başrol oyuncusu kadını nereden bulacağıııım !!!!
- BUĞDAYIIIIIIIIIM
Atalet yerinden fırlamış,Church ün şaşkın bakışları arasında yerinde zıplıyor
- Buğdayım . Ben bu iş için doğmuşum. Buğdayııııım
- Ah benim dertli kambur vicudum. Ben bu kadar muhteşem yetenekler...
- ULAN BUĞDAYIZ DEDİK YA KAMBUĞ DEVE !
Öh
Kızdı
Kızdı mı gözü hiç bir şeyi görmez,bilirim
Zaten kızgınlığını silah olarak kullandığı topuklu ayakkabısına elini atmasından anlıyorum
Kimse Ataletten hızlı topuklu ayakkabı çekemez
- Seyirciler arasından bir ses mi duydu... Ahhh !
- Hah. Şimdi kafanda da kambuğ oluştu Quasi !
Kafama çarpan topuklu ayakkabıyı alıp ayağa kalkmaya uğraşıyorum
Ayakkabınında maşallahı var hani !
Kaç numara bu ya ?
- Çekilin bakiim sizi yeteneksiz oyunculağ silsilesi.
Atalet yerinden doğrulup sahneye doğru sekerek geliyor. Church şaşırmış vaziyette
- Sultanım nereye ?
- Ayol,şuğda iki esmeğalda oynayıp geleceğim Chuuğch. Çok canım çekti. Hem gözünün önündeyim !
- Ama !
- Tamam dedim
- Tamam !
Hey hey hey ! Sen kimsin ki church Ataletin karşısında ?
Tey tey teeeey
Muhteşem kadın yırtmacının çapkın hareketlerle hafif hafif açılmasına meydan vererek sahnenin merdivenlerini çıkıyor
Salon aptallaşmış durumda
Zaten şu ana kadar oynanan oyundan kimse bir halt anlamadı.
Bir de üstüne başrol oyuncusu oyun sırasında değişen temsil,iyice kafaları karıştırmış vaziyette !
- Alkışlayın ulan seyirciler sultanımı !
Church ün komutuyla salon alkıştan yıkılıyor. Eeeeee,döt korkusu hiç bir şeye benzemez !
Sel ve Şarküteri iki yandan koşturup ataletin ellerinden tutarak sahneye çıkmasına yardımcı oluyorlar. Doktorun parfümünün onları da sarmasını yüzlerinin aldığı ifadeden anlıyorum
Ne kadın yahu !
- Hanımefendi. Ayakkabınızın tekine kafam çarpmıştı. Durun ayağınıza takayım.
Sürünerek ayakkabıyı götüreceğim ama Atalet ayakkabı olan diğer ayağını yerde yatan Jidoya doğru sallıyor
- Yok ayol şaşkın kambuğ ! Ayakkabılı çingene göğdün mü sen ? Duğ şu teki de çıkağayım !
Ayaktan fırlayan ayakkabı hızla Jidonun kafasına çarpıyor. Doktor hala hızını alamadı !
- Ay , ölüye çağptııı. Özüğ özüğ.
Şarküteri Jidoyu kollarından tutup sahne gerisine sürüklüyor. Kızcağızın başına gelmeyen kalmadı
- Eveeet. Oyunun neğesinde kalmıştık ?
Ne oyunu ? Oyun mu kaldı ortada ? Ama Church soran gözlerle yüzümüze bakıyor. Bir şeyleri devam ettirmek zorundayız !
- Şeye gelmiştik tam. Ehem . hani “Belle” müziği çalar da üç erkek Esmeraldaya aşkını sahneden anlatır felan !
- Ay en sevdiğim ğeplikleğin olduğu sahne ! Heğkes beni beğeniyoğ.önümde diz çöküyoğsunuz felan ! Ama benim sözüm yok o sahnede ? Hep siz söylüyoğsunuz ?
Grubun sanat yönetmeni Şarküteri atlıyor
- Tamam işte. En zor iş sizin. Sözcükleri kullanmadan beden dilinizle seyirciye meramınızı anlatmanız gerek
- Atalet diği vicut dilini kullanacak he mi ? Ay bayıldım ! Yığtmacımı falan açabiliğ miyim ufaktan ?
- HAYIIIIIIIIR
Church nargilenin marpucunu yutmuş vaziyette hönkürüyor oturduğu yerden
- Hayatta olmaz kadın ! Ne demek yırtmaç,bacak macak ?
Ouuuuv
Atalet çok pis bakıyor Church’e. Koca adam ayağının tekini altına alarak uçsuz nargileyi tıkıyor ağzına. Tömbek fokurdamaktan patlamak üzere ! Dumanlar kulaklarından çıkıyor.

En nihayet planın en kritik aşamasına geliyoruz
Ataleti sahneye kadar çıkardık. Kaçırma işi allah kerim.
Sel Jidoyu sahne gerisine bırakmış gelmiş. Sahnenin bir köşesine geçiyor.
Şarküteri ufaktan ses açma çalışmaları yaparken bir yandan da dansçılara son komutlarını veriyor
En zoru ben de.
Sahnedeki tahta tekerleğe ufaktan bağlıyorum kendimi. Lan şu kamburdan bir kurtulsam !
Atalet sahnenin önüne gidip başını öne eğiyor. Oynayacağı role konsantre olmaya çalışıyor.
Herkes hazır sahnede.
Ve müzik ufaktan duyulmaya başlıyor orkestradan

13 yorum:

Adsız dedi ki...

ahahaha..
bak ne geldi aklıma..
bu çörç erkenci imiş..
sanatçı ve göstermeye meraklı kadın seçme konusunda.. başkanlar poltikacılar akımını bu mu başlattı nedir..

hani sarkozi filan =D...

bruninin ev halleri ??..
nasıldır ki..
sarkoyu nasıl tepeler ?? hehee...

öze gelince..
atalet pek cazgır..
feriştahla.. greta garbo arası bişi olmuş..

hahaha.. jidoma kıyamam ben ya..
anlaşırlar dilerim perde arkasında.. =)

klavyeye sağlık..
yazara süper bi cumartesi dilerim =)

atalet...
atalet..

alpernatif dedi ki...

doktor civanım
İşte tarihsel gerçekleri buradan böyle açıklıyorum
Her şeyi başlatan Church dü :D

Gözlerine sağlık
aksatmadan okuduğun için

uctemmuz dedi ki...

Çok güzel gidiyor yav.:)) Alper nasıl düşündün bunca şeyi?
Ataletimin aksanına bayılıyorum.:)

alpernatif dedi ki...

üçtemmuz
valla bana ilham veren sizlersiniz
ben sizlersiz bir hiçim
beni sizler yarattınız :D

Valla Ataletimin aksanı kendisine has
şiveli fransızca :)

burdasaklaniyorum dedi ki...

cumartesi cumartesi beni işin gücün arasında bilgisayar başına geçirttin. süpersin.

kayipsimurg dedi ki...

Bi yandan cörçün şu bildik tombik tenha saçlı görüntüsünün üzerine beyaz çorap, açık yaka, nargileyi ekledim , bi yandan ataletin derin yırtmaçlı görüntüsünü, Sahneyi çizdim, sahnenin solundan tahta merdivenlerden sahneye çıkan, Çıkarken sağ eliyle hafiften elbisesinin yan tarafını tutup da yırtmacın altını çizen ataleti çizdim. Bu nasıl güzel bir anlatımdır ki senin öykünü filmleştiriyorum okurken. Muhteşem bir film oldu :)
Günlerdir yazdığın öykünün ana hatlarını övmek bir dert, detaylarını övmek ayrı bir dert. Benim türkçem zayıf kalıyor bunu yapmaya.
Kalemin dert yazmasın.:)

alpernatif dedi ki...

saklanbaaaaç
blogculukta cumartesi yoktur
hikaye must go on :D

sayın simurg
zaten en büyük isteğim hepinizi oynatarak bunları filme çekmek :D
şımartmayın beniiiii :)

kayipsimurg dedi ki...

Sadece minik bir soru:) Çantasından fırın eldiveni bile çıkan üçtemmuzun çantasından top tüfek çıkacağını nasıl düşünemedin:) Destek kıta olarak işe yarardı bence london sokaklarında:)

geçkalmadımki dedi ki...

keyifle yarını bekliyorum...
Sevgiler...

uctemmuz dedi ki...

Allahım yaktı bu fırın eldiveni beni...:))))))

Şarküteri dedi ki...

Zılgıt sahnesi, Church un tek ayağı üzerine oturma tasvirleri, ödün .oka karışması öne çıkan yerler oldu benim için bu bölümde :)

Günün birinde filme çekilme düşüncesi? Neden olmasın? Ben montaj konusunda yardımcı olurum. Bi de afyon da mermercilik yapan bir tanıdık var. Oradan da mermer getirtirebilirim :) Artta kalanı da kalorifer peteği üstü mermeri yaparız..

caglar dedi ki...

sessizce ve keyifle devamını bekliyorum...

Şarküteri dedi ki...

Zılgıt sahnesi, Church un tek ayağı üzerine oturma tasvirleri, ödün .oka karışması öne çıkan yerler oldu benim için bu bölümde :)

Günün birinde filme çekilme düşüncesi? Neden olmasın? Ben montaj konusunda yardımcı olurum. Bi de afyon da mermercilik yapan bir tanıdık var. Oradan da mermer getirtirebilirim :) Artta kalanı da kalorifer peteği üstü mermeri yaparız..