7 Temmuz 2009 Salı

şimdiiiiiii :)

Şimdiiiiiiiiiii

Üç gündür (bana göre) uç noktalarda yazılar yazdım
Değişik yorumlar geldi

Erkeklerin sertleşme sorununa herkes espri ile yanıt verdi
Ve en güzeli konunun kadınlara danışılması oldu
Hepimizin (ben de dahil) hayatının çeşitli evrelerinde en azından bir kere yaşadığımız veya yaşayacağımız bir konunun en azından gırgıra alınması güzel bir şeydi
Keşke olay başımıza geldiğinde de aynı esprili tepkiyi verebilseydik
“Hayatım,greve gittim” felan gibi

Kadınların istenmeyen tüyleri neden bu kadar istedikleri üzerine yazılmış kısacık yazıdan anladım ki;
Bayanların özel sorunlarına karışmayacaksın arkadaş
Erkeklere ne yahu ?

Hanımlar özür dilerim
Bir daha elimden geldiğince kıl tüy yazı yazmamaya çalışacağım : )

Ve son yazı
Dinle ilgili ortaya ufacık bir kıvılcım atınca fikirler uçuştu
Söz konusu din olunca kimseyi gücendirmeden bir şeyler yazmak mümkün değil
En ufak espriniz dahi kişilerin kırılmasına yol açıyor

Bu blogta din üzerine daha önce de yazılar yazdım
Her seferinde de aynı tedirginliği yaşadım

Çok hassas bir konu
Ne kadar kimseyi kırmadan bir şeyler yazayım deseniz de illaki sinirlenmeler oluyor
Sinirlenenler olacak diye aklıma gelenleri yazmayacak bir adam da değilim
İki arada bir derede yazılar oluyor sonuçta

İnsanların siyasi görüşlerini değiştirebilirsiniz
Tuttuğu takımları değiştirtebilirsiniz
Küfür ettiğiniz insanla yeniden barışabilirsiniz
Her şey değişebilir
Değişmeyen tek şey değişim

Diye olmuyor işte
İnanç konusunda bir insanı yerinden kımıldatmanız çok zor
Herkes kendince haklı
Herkes fikri savunmaktan çok karşı düşüncenin çürütülmesinden yana
Belki de fikir tartışmasında savunmadan çok saldırının yapıldığı tek münazara ortamı

Olsun

İleride belki gene açılır konu
Gene bir şeyler söyler herkes
Aşk,börtü,böcek üzerine bir şeyler yazıp “yüreğim kıpırdadı” yorumundan daha hoşuma gidiyor insanların tepki vermesi
(Tepki kötü anlamda değil,kımıldanma anlamında)

Yazıyı okuyup yorum yapma nezaketini gösteren herkese teşekkür ederim

14 yorum:

Zıvanasız dedi ki...

Din konulu yazıya yorumum şahsen tepki değildi. Yazıdaki kader kavramını yerine oturtmak istedim.

"Bir şeye inanmamak için, o şey hakkında bilgi sahibi olmak gerekir" sözüm de yazını desteklemek içindi.

Bir de mimikler yok burada. E tanışmıyoruz da. Böyle olunca söyleyenin de söylenenin de samimiyeti, naifliği, sıcaklığı vs eksik kalıyor.

Din insanların yumuşak karnı evet ama neticede insanların bir arada müreffeh yaşayabilmelerini teminen de indirildiği varsayılan bir kavram. O halde bir tabu gibi ele almaktansa elbette ki senin yaptığın şekliyle de ele alabilmek mümkün ve hatta güzel.

O nedenle en azından kendi yorumumun bir eleştiri değil de kendi görüşümü katabileceğim bir hoş yazına dair olduğunu söyleyebilirim.

Sevgiler

Kutsal Bokböceği der ki: dedi ki...

seni sevorum patron.
fikir ayrılıkları? e olacaktır elbet.

üçtemmuz dedi ki...

bazı günleri internete yapışılı vaziyette geçirirken bazen günde sadece 2 dakikamı ayırabiliyorum.(salak cümle bu, açıklayamayacağım.) kaçırmışım dünkü yazıyı...şimdi yorum etsem fikrimi, vakti geçmiş. burdaydım deyip gideyim en iyisi.:)
ne kaddar suya sabuna dokunmayan bi yorum oldu, halbuki niyetim o değildi.başka bir yazıda telafi ederim.:)

Adsız dedi ki...

türkan saylan hoca rahmetli,,,1 yazısında ülkemizde kadınlar tv..ye iş..aş..aradığını el becerilerini sunduğunu..hatta en önemlisi.. çıkıp özgürce evlenmek istiyor eş seçiyor..istediğini söylüyor buda güzel çağdaş değişim gelişme demişti.. herkes kendince aydın seviyeli cesurca artık istediğini dile getirebiliyor tanımadan görmeden fikri malumları oynuyoruz..çok güzel herşeye değinmek lazım...bundan sonraki konunuzu izliyorum ..kolayca kalın..ve sağlıkla efendim

Gökhan Eryol dedi ki...

Son yazıları (4-5 sanırım) isisnasız keyifle okudum, belirtmek isterim. Hatta paralel yazı yazdım belki bilinçsizce :)

Ha daha öncesini niye okumadın derseniz, yeni buldum burayı diyeyim.

alpernatif dedi ki...

zıvanasız

yorumlar tepkide olabilir,eleştiri de
sonuçta ben kendi düşüncelerimi söylüyorsam,sizlerin de kendi fikirlerinizi belirtmeye hakkınız var
Yeter ki yazmaktan çekinmeyin :)

Vaveylaaaaaa
Ama bu konuda fikir ayrılığımız yok
Ben de seni seviyorum :)))

Üçtemmuzum
Sana kurtarma yazılısı yapacağım :)

Adsız okur
Doğru
Hepimiz bir şeyler söylemeden tek doğruyu ya da en doğruyu bulamayız
Yeter ki kırmadan,dökmeden
Bir de kim olduğunuzu bilirsek iletişim daha iyi sağlanmaz mı :)

Gökhan Eryol
Hoşgeldin

.. dedi ki...

son üç yazıdan en uç olan dediğin gibi din tartışması. "uç" lafını tehlikeli anlamında kullanmıyorum da, dediğin gibi orada dönüş yapmak zor. genelde bulunduğun yerde kalıyorsun. ateistlerin alayı toplansa vazgeçiremez beni inancımdan, hacı hocaların da şahı gelse zor inanmayanı inandırmak.
ama önemli olan o değil zaten, önemli olan linç etmeden, hatta burada olduğu gibi gülücüklerle süsleyerek konuşabilmek.
zaten hele müslümanlıkta, birini zorlamak asla yer almaz. kuran der ki, allah istese eğer, o inanmayanı inandıracak güce sahip. o bile müdahele etmezken, sen kim oluyorsun da zorlayacaksın!
özgür irade sonuçta Alper. Oya haklı irade konusunda.
sonra,
kıl-tüy mevzusu pek de uç bir konu değil artık. reklamlarda sağolsunlar ağdayı ne şekil uygulayıp, kaç gün rahat edeceğimiz bas bas bağrılıyorken, ben tüyümle barışığım diyecek kadar özgüveni yüksek kadınlar için yapacak bişey yok. 8)
sizin mevzuya gelince,
sertleşme sorunu sizin mevzu olmakla birlikte, şanssızlığınız o ki, asla sizin sırrınız olarak kalamıyor 8) eee.. iki kişinin bildiği de sır değildir derler.
son bişey
greve gittim diyebilmek için lokavtı göze almak gerekir ki, bilmiyorum yer mi!
ay çok uzattım, evet işim yok.
öpiym de gidiym.

Adsız dedi ki...

insanoğlu kendini mükemmel bulsaydı..
tanrı fikrini yaratır mıydı..
iş buyüzden değişmez dini inanışlar..
her neye inanılırsa inanılsın zerdüştlükten.. tek tanrıya.. inananın niyeti belli..

evet sen mükemmel değilsin alperim natifim..
ama noolmuş..
ben de değilim zaten
=D

Adsız dedi ki...

1 gün tanışırız istanbul bakırköydeyim..1 boğaz turu blogcu turu olabilir...yazları didim akbükteyiz kedim sokak köpeklerim komşularım çiçeklerim ağaçlarım ve sevgili eşim..ve pskletim.denizdeyiz bütün gün.. eş dost..(her ne kadar eski dostluklar kalmasada)) balıklar bıldır bıldır .okadar bolki..bekleriz efendim.((bıldır benim safranbolumda geçen sene demektir))bende etli butlu manasında demek istedim tanınmak ilerki zamanlarda olur güzel gözlü genç.. alakanıza duyarlılığınıza pek 1 memnun ve bahtiyar oldum..isviçre cenevrede yaşar ailemden en yakinlerim .asil,???.. 1 aileyiz işçi emeklisi eski 70.li yıllardan kalmayız,,,paşa torunu falan değiliz ..onlarda yazılarınızı takip ediyorlar zamanımızın bu tür muhabbet araçlarını 1....yıldır kullanıyorum yurt dışındakilerle görüşüyorum...çok mutlu oluyorum ...bloglarda çok ilginç konular var elbette sizin değindiğiniz konular çok enteresan,,çok ilgilendiren konulara değiniliniyor..sağlıcakla ve mutlu kalın efendim...

Hakan-Korsan dedi ki...

Hınzır adamsın, amacına ulaşmışsın akıllısın :)) Bundandır ki yüzyüze tanışamasakta seviyorum seni...

oya dedi ki...

bence de bağnaz, ukala, küçümsersin..
ama ben de herkeşler gibiiyi duygular besliyorum sana karşı..
:)) ehehehhehe

aman derim..
ciddiye middiye alan malan olur molur..
şaka maka :))

Adsız dedi ki...

korsan ...efendim ne dimek istedinizi anlamadım..sende hınzır değilmisin kapadokyalı oldumumu..söyleseydim...eski bakanlardan 1 zatı muhteremin torunu oldumumu azımdan kaçırsaydım dimi ya ...lazmıyım deseydim ..annem gürcümü desydim????eeeeeeefffen ..dimmmmmmmmmm

gül dedi ki...

:))
yazanda, okuyanda, yorum yapanda eğleniyor ve öğreniyor , :))
bana göre çok çok güzel,
yol devam:))

Portia dedi ki...

Efenim, sesim çıkmasa da yazılarının hepsini keyifle okuyorum. İçerikler konusuna gelince; gerek konu seçimi gerekse yorum konusunda, ben pek cesur değilim genelde. Ama yine de karşı fikirlerin havada uçuştuğu, bu yapılırken insanların kırıcı olmadığı bir yer olduğu için burasını daha da bir seviyorum.

Teşekkür ederim bu arada :)