12 Temmuz 2009 Pazar

aşk nereye kadar haklı

Ne zamana kadar haklıyız

Aslında haksızız da , kendimizde bu hakkı ne zamana kadar görürüz

Şu veya bu sebeple biten bir ilişkinin ardından yıkılan erkek ya da kadın ne zamana kadar eski sevgilinin yaptıklarını merak eder ki ?

Ona gelen telefonların kimden olduğunu
Birlikte değilken neler yaptığını

Onu kimlerin güldürdüğünü
Onu kimlerin ağlattığını

Kimlerin evine gidip , aynı senin gibi onunla gece yarılarına kadar ıssızlığın ortasında başbaşa sohbet ettiğini
Gülümseten sohbetlerin arkasından derin bir sessizliğin gelişini
Havadaki suskunluğun bambaşka beklentilere yol açabildiğini

Bir yağmurun altında dudaklarına ilk öpücüğü kondurup kondurmadıklarını
İçinde biriken duyguların dostluktan aşka dönüşüp dönüşmediğini

Beraber gittiğiniz mekanlarda garsonların artık sizden başkasını tanıyıp “hoşgeldiniz” diyip demediğini
Bakılan kahve fallarındaki geleceğin artık başkasına ait olup olmadığını

Gülümsemesinin sen aklına geldiğin için mi dudaklarına yerleştiği yoksa başkalarına mı yer açtığı

Onun hayatındaki dostlarının ayrılık sonrası artık başkalarının arkadaşları olduğu ve sen aradığında sorularına yanıt alıp alamayacağını

Birlikteyken onun hayatındaki bildiğin kişi isimlerinin değişip,artık hiç bilmediğin tanımadığın insanlara dönüştüğü ve içini ezip duran “acaba sevgilisi mi” sorularına cevabının olup olmadığı

Hayatına dair duygusal kararlarından çıkıp mantıklı bir adım atabileceği anı
Kimlerin elini tuttuğunu
Kimleri öptüğünü
Kimlerin ona “seni seviyorum” dediğini ya da daha mühimi onun kimlere karşılık verdiğini ?

Ne kadar süre merak eder insan

Ve bu merakında haklı mıdır birey ?

Herkesin kendi hayatı mıdır artık ?

Birlikte yapmaktan keyif aldığı şeylerde sadece bir isim mi değişmiştir hayatında?
Senin yerini bir başka sen mi almıştır hayatında ?

Ve o sen, sen olabilir mi onun için bundan sonra ?

Ne zamana kadar haklıdır insan ?

Ne zamana kadar haklıdır sevgisinde ?

12 yorum:

uctemmuz dedi ki...

haklılıkla uzaktan yakından alakası olmayan bir mesele varsa o da budur işte: aşk.:)
hakim tanımaz,kural tanımaz, muhatabını bile tanımaz. poposuna bile sallamaz. çok başına buyruk bişey.
ne zamana kadar merak edilire gelince. aşkın büyüklüğüne, derinliğine, konuşulup halledilmemiş meselelerin miktarına göre değişir bu. çok acıdır ama sonsuza kadar merak etmeye ve edilmeye devam etmek tercih edilir.ben ederim şahsen.
yoksa demet akalın şarkılarında haklı olurdu ki...yazık insan denen şeye o zaman.:)))

Kutsal Bokböceği der ki: dedi ki...

bir hiçten başka bir şey olmadığını anlayana dek belki de.
(kendi yorumumdur, genele yaymadım)

Sevgi Gibi dedi ki...

paylaşımınız için teşekkürler.

.. dedi ki...

kendi aşkı bitene kadar.
bu duygular karşılık arayışından bağımsız.
aşıksan, tamamen değil belki, biraz bile sürüyorsa ilgin, merak eder durursun.
ta ki bitene kadar.
içinde sönene kadar.
ve o zamana kadar da haklısın.

alpernatif dedi ki...

üçtemmuzum
sonsuza kadar merak
bu yorgun kalbim o kadarına dayanır mı bilmiyorum valla :(

vaveylaaaaa
hiç olduğu beyinde
hep olduğu kalpte
ikisi bir arada dengede olmuyor maalesef

sevgi hanım
hoşgeldiniz :))))))

saklanan bacım
sönmüyor,sönemiyor
söndüremiyorum

Sevgi Gibi dedi ki...

Alpercimm, ben de söndüremiyorum:( Ama en azından deniyorum.neden mi deniyorum?
hayatta en sevmediğim şeydir "böyle olması gerekiyor" tarzı cümleler, beni kısıtlayan hiç bi şeyi sevmem ama gerçekten de böyle olması gerekiyor işte. Ve onun bundan haberi dahi yok :( gerçi bu da ayrı bir konu. bana hala "acaba" dedirten onlarca şey var ama yok, böyle olması gerekiyor.

gül dedi ki...

öteki olmak ,geride durmak öğreniliyor :)
yada kabulleniliyor..
Zaman alıyor hepsinin yükünü,eski bir sızı gibi bazen böyle yazılarda karşına çıkıyor ve humm bende geçtim bu yollardan deniyor ve ilk ben değildim sonuncusuda ben olmayacağım deniyor.))

.. dedi ki...

alper,
müziği şimdi duydum.
kendi adıma şunu söyleyebilirim
böyle bir müzikle, değil eski aşk, yeni ve mutlu aşklar bile acır, kanar.
dinleme, dinletme bunları.
sızım sızım gözyaşı bu.

alpernatif dedi ki...

Sevgi
hayır
böyle olması gerekmiyor
ve evet
nefret ediyorum kısıtlamalardan

Gül
Öğrenemem
kabullenemem
Kabullenmeyeceğim

Saklanan bacım
Yazıyı nasıl yazdım zannediyorsun :(

Adsız dedi ki...

"haklı" ya da " haksız" olma durumunun aranamayacagı başlıklardan biri değil midir aşk?

haklı olma durumundan ne kastediyoruz ya da? içindeki acı ne zaman biter mi? ya da biter mi? ne kadar sürer !

merak etme hali...istemek ama ulaşamamak..sorular kafanızı kemirirken cevap alamamak...

ne kadar acı ki, yeni bir ask belki öteleyebilir bu durumu ...bu hep böyle olmamış mıdır?

Adsız dedi ki...

sen bana sen güçlü kadınsın demiştin değil mi..


sonra da böyle bir yazıyı ekledin...

gücün iki türü var..
biri dayanıklılık.. / endürans deriz biz ona kas söz konusu olduğunda .. süre ile ölçülen bir güçtür....
arttırmak için.. tempoyu aynı.. hızı aynı.. direnci aynı tutup süreyi arttırmaya yönelik çalıştırırız..

bir de.. güç vardır.. bunu saptamak için dirence karşı çalışırken 10 kerede kası bir daha o hareketi yapamayacak kadar yoran direnç miktarına bakarız..
o dirence karşı başlatırız çalıştırmaya.. ve giderek direnci arttırırız..

şimdi bunlar bir yere bağlanıyor elbet .. biliyorum.. ama.. nereye olduğunu bulmayı sana bırakıyorum..

ha bir de..
benim ek yaptığım maddeler var..
senin listene..de..
onlar bende saklı..

imza.. adını yazması sakıncalı olan.. ama bu kez gülücükle imza da atmak istemeyen isimsiz..

Adsız dedi ki...

aşk yarım kalmışsa eğer..
doyasıya yaşanıp da tüketilememişse..
doyasıya seni seviyorum diyememişsen..
aşkını haykıramayıp, içinde büyüttüysen..
aşk seni öldüreceğine,
sen aşkı öldürmek zorunda kaldıysan..

aklına geliyorsa eğer..
her yağmur yağışında..
her yağmur damlaları dudağını ıslattığında..
kahvenin telvesi parmaklarına bulaştığında..
her anlamazdın çaldığında..
anahtarlığını her eline aldığında..
güzel gözlere her baktığında..
güzel sözleri her duyduğunda..

tesadüfleri bekliyorsan eğer..
şans eseri araban onun yoluna sapıyorsa..
her zaman gittiği barın önünden geçerken buluyorsan kendini..
bir kahve içmek için günün orta saatinde mola verebiliyorsan..
ya da sadece aynı aya bakmış olmak için bakıyorsan pencereden..

biten gitmiş,
acısı dinmiş,
yıllanmış bir yarayı,
yeniden kanatmak için değil de,
tatlı tatlı kaşımak için,
geri dönüyorsan işte böyle..

cevabını verebilirsin sanırım sorunun..

aşk her zaman haklıdır..
eski de olsa..
yeni de..
haksızlık yapsa da..
oyunu bozsa da..