6 Ocak 2009 Salı

Geçmişin Uzantısı

Eski bir arkadaşın maili ile zıpladım hafta başı
Üniversite yıllarımı beraber geçirdiğim üç kişilik grubun (benimle beraber dört) en neşelisi idi
Okul sonrası bir türlü dikiş tutturamadı
Kendi deyimiyle ağır kimyasallara fazla takılınca ben koptum
O zaten kopmuştu

Her şeyi bırakıp doğuda bir köye gidip yerleşti
Orada evlendi
Kimyasalları unutmaya çalıştı
Unuttu

Ama evlilik uzun sürmedi

Bir kaza geçirdi
1,5 sene yataktan kalkamadı
Dolaşmadığı hastane kalmadı

Tekrar ayaklandı
Ayaklandığı zaman yeniden evlendi

Bu seferde güneyde bir yere yerleşti

Uzunca bir süredir haber alamıyordum

Dediğim gibi hafta başı mailiyle zıpladım

“Balık da istiyorum,balık tutmayı öğrenmek de” başlığı ile hem iş hem para bulmamı istiyor
İş için ne yapacağını bilemez vaziyette
Bizim gibi işletme mezunlarına ne iş yaparsın diye sorulduğunda genel cevap “ne iş olsa yaparım abi” dir
O da aynı dertte

Borç işi ise ayrı alem
İstediği borcu ödeyemeyeceğini zaten açık açık yazmış


İki ara bir derede kaldım
Mailine yanıt dahi yazamadım
Ne yazacağımı bilemedim
Aynı kentteki arkadaşlarımı arayıp iş bakmalarını istedim

Ve oturdum kaldım

İnsanlar mı değişiyor ?
Yediğim içtiğim ayrı gitmeyen insana karşı kendimi bir anda nasıl bu kadar uzak hissettim ?
Maddiyat mı beni iten ?
Yoksa bunca zaman sonra başı paraya sıkışınca beni araması mı?

Kızgın mıyım hayatını bile bile b.ka soktuğu için ?
Ya da bana düşmez ne halt ettiğin mi demeliyim !

Maili olduğu yerde duruyor öylece
Geçmişle bugünün arasında bir yerde havada takılı

13 yorum:

sakla... dedi ki...

bence ne var biliyor musun alper,
bence kendi hayatımızın yükleri ile öyle doluyuz ki, başka yükler için ne maddi ne manevi kredimiz yok.
insanlar elbette değişiyor.
ama bunca uzaklığın sebebi bu değilki tek.
o bir tercih yapmış.
sen bi dolu sıkıntıyla boğuşurken belki, o doğudaki köyündeymiş, sen çıkmazlardaydın belki, o güneydeymiş, kim bilir belki sen boğuşmayı seçtin, o gitmeyi...
adamı suçlamak değil derdim, öyle anlaşılmasın. demek istediğim sen başka bir yolda yürüdün, o başka bir yolda. vardığınız yer elbette farklı olacak. yola aynı yerden başlamış olmak bişey değiştirmiyor.
o, bir başkası artık.
sen, bir başkasısın.
imza:felsefe yapası tutan bilmiş saklambaç

Adsız dedi ki...

yakın bir arkadaşım,dostum diyebileceğim kadar yakın bir arkadaşım...
bir iş yapıyordu...
borç istedi...

yakınlarım 'insanların arkadaşları,dostları tarafından çarpıldığını,yeterince tanımadığın kişilere zaten birşey vermeyeceğini',vereceğim miktarı az tutmamı istediler...
vereceğim kesindi yani...

ben ne yaptım?
2000 yılında oldukça yüklü bir miktarı döviz olarak verdim...
verdiğim yüklü miktar krizlerle çokkkk çokkkk yüklü miktara çıktı...

sonuç...
alamadım verdiklerimi...
dostluğumuz mu?
bitti tabii ki...

vermezsemde bitecekti...
keşke böyle bitseydi...
çünkü bana para yitirmekten daha çok koyan aldatılmışlık,kullanılmışlık hissi
oldu...
zor bi durum yani...
kolay gelsin...


ne dertliymişim yazdım da yazdım...
kahverengi

geçkalmadımki dedi ki...

Benzer konuları yaşadık hep.. Ben emekli olmadan önce.. Çok rahat isteyebilen bir iş arkadaşım vardı.. ben onun amiri pozisyondaydım ama kendimi hamisi olarak kabul etmiştim.
canla başla savunuyor, alkol problemi nedeniyle verim alamamızı hoş göstermeye çalışıyordum. 2 kez amateme elimle yatırdım, kendi ihtiyaçlarımı kısıp Onun eşi, çocuklarının ihtiyaçlarını karşıladım.. işten atılmasını 3 kez önledim.. nihayet emekli olup hayatını garantiledi diye düşündüm.. ama sorunları hep sürdü.. iyileşemedi.. Ben emekli olduktan sonra ona maddi destek vermekte zorlandım..seğrelttim ama ben de artık zorlanıyorum son taleplerinde yok dedim reddettim.. ilk reddedişimde uykularım kaçtı.. ikincide çok üzüldüm, üçüncüde e bende de yok napiim dedim, sonra kızmaya başladım..
İnsan değişiyor..insan alışıyor.. insan katılaşıyor..
kendi sorunlarımızı çözmeliyizki başkalarına faydamız olsun..
O başkaları da biraz kendileri çabalasın..
bak bir dokunup bin ah işittin Alper..
Üzülme..
arkadaşına teselli eden bir yanıt yazıp onun için iyi dileklerde bulunduğunu bildirsen yeter sanırım..
Sevgiler...

Adsız dedi ki...

k.rengi doğru demiş..
versen de vermesen de biter o dostluk..

ya da bitmiş ama dostluk dosyası rafa kalkmamıştı zaten..

gene koy yerine dosyayı.. dursun kenarda..
atalet...

caglar dedi ki...

bak tepkiler nasıl geliyor. herkeste benzer durumlar vardır, aynı cevaplar gelecektir.
ben de verdim, sonra bulamadım. resmen kaybettim kişiyi. ulaştığımda da kaçtı benden.

o zaman öneri olarak ne diyelim... istersen sen de ver, sen de kaybet. keyfin bilir.
ama bence; vereceğin sana dokunacaksa, verme.

arkadaşın... değil ki zaten.

alpernatif dedi ki...

Önce herkese kocaman bir haklısınız
doğru
parayı verirsem alamam
zaten alamayacağımı kendiside söylemiş mailinde
ama ne kadar çaresizse beni iki arada bırakmayı tercih etti bir şekilde

saklam,
bacım,
kardaşım :D
doğru
o bir başkası ben bir başkasıyım
burdaki önemli kelime "artık"

ama kendi açımdan işin maddi boyutunu düşünmek canımı sıktı

sevgili kahverengi
bende öyle hikayeler ohoooo
say say bitmez
hiç kendimizi saf gibi görmenin manası yok
aslında alamayacağımızı zaten biliyoruz
gene de iyi niyet işte

geçkalmadımki
sanki anlattığın hikayeyi daha önce yazılarında da okumuştum diye hatırlıyorum ama
yanılmış da olabilirim tabi
valla senin yaptığın kadar olmasa da geçmişte epey iyiliğim dokundu şahsa ama
ilk red edişimde gözünde gideceğim onu da biliyorum

doktor civanım
benim dosyalarım hiç atılmaz zaten
50 sene sonra da gelsin dosya hep vardır
(dur dur 50 sene sonra gelme. ben 90 yaşında olurum,sen 68. olmaz ööle :D)

Çağlarım Bilirim
Maalesef
Geçmişten
çok iyi arkadaşım :(

biliyorum ki ilk yardımı kesmem

Oya dedi ki...

diğer yorumları okumadan yazıyorum bunu Alper..
ben belki de henüz hayatın sillesini tam anlamıyla yememiş biri olarak,
böyle durumlarda yumuşaklaşıyorum..
tamam.. uzun zamandır görüşmemişsin bu arkadaşınla..
ancak demek ki o kişiyle aranızda
geçmişinize güvenecek kadar sağlam bir bağ varmış ki zamanında,
bunca zamandan sonra,
ve kimbilir hangi kapıları çaldıktan sonra,
yüzünü karartarak,
gururunu ayaklar altına alarak geldi sana..
ancak ben duruma dostluk, arkadaşlıktan da öte,
insanlık olarak bakıyorum..
tamam, para önemli..
ama senin için, unutabileceğin, sana koymayacak bir mebla var ise,
ver derim..
az olsa bile..
çok çok az olsa bile..
elimden gelen budur diyerek..
eğer yoksa,
balık vermek yerine balık tutmayı öğretebilirsin..
en azından kendisine bunun için çabaladığını söyleyebilirsin..

çünkü anladığım kadarıyla,
o mail cevaplanmadıkça senin vicdanını rahatsız edecek..

ve ben şuna inanıyorum Alper..
vermedikçe almak mümkün değil..
senin bugün verdiğin para ya da çaba inan bir gün sana fazlasıyla geri dönecektir..

ve tabi olayın şu yönü de var..
yarın o kişinin yerinde olmayacağımızın garantisini kim verebilir?

deriiiimm..
ve gideriimm :)

Dolphinblue dedi ki...

benim için birinden borç istemek çok ama çok büyük bişeydir... istersemde artık son raddeye dayanmışımdır. öyle kimseden yüklü meblalar almadım. ve verdiğim borçları zaman sonra çok net isteyen biride olamadım... lakin kimseye canımı yakacak kadar para da vermedim... ölç biç tart öyle karar ver. içimdeki ses senin üfürükten bir dost olmadığını söylüyor :) o maile hemen cevap veremiyor olman kesinlikle içinde bir yerlerde o arkadaşa karşı doğru hissetmediğin şeylerden ötürüdür. birde arkadaşın karakterine değinmemişin hiç. yani bu adam sağlam mıdır. senden borç istemiş olmak onu manen ne kadar sarsmıştır. bunca yıl sonra birinden borç istiyorsan eğer son aşamaya geldiğin içindir belkide...

bak ben yurt dışındayken benden borç isteyen çok sevdiğim ve hala sıkı fıkı olduğum bir dostuma tek bir sözüyle taaa ordan buraya para yolladım. o parayı milletin ütüsünü yaparak kazanmıştım..üzerinden 5 sene geçti. bu zaman zarfında adam amerikaya gitti. ispanyayı ziyaret etti. askere gitti geldi. zaman zaman hatırlatıyor olmama rağmen hep durumunun kritikliliğinden bahsetti. benim o paraya çok ihtiyaç duyduğum anlarım oldu. şimdi iyi bir işe girdi. ve ben en son hatırlatmamda söz verdim kendime bir daha asla o paranın adını etmeyeceğime dair... aramızdaki dostluğun para yüzünden bozuldu denmesi ağır gelecek bana... koyverdim gitti senin anlayacağın...

likelife dedi ki...

hmmm komplike bi durum..

ne yapılacağını bilemediğimi belirteyim dedim :))

üçtemmuz dedi ki...

Alper böyle bir sorunda seni yönlendirecek kadar tanımıyoruz birbirimizi arkadaşım ama fikrimi ben de söylemek isterim.
Bence maili cevapsız bırakma öncelikle.Bir konuş, anlamaya çalış. Derdini dinlemen bile yetecektir belki. Para mevzuuna ise bir şey diyemeyeceğim. Ama yardım çağrısının cevapsız kalması zor durumdaki bir insanı çok üzer.
Umarım yanlış bir şey söylememişimdir.

Adsız dedi ki...

insanların kaderleri farklı birazda kendimiz çiziyoruz bu kaderi seçimlerimiz çiziyor.
üzücü bi durum demekki zor durumda maille böle bişi istediğine göre. ben olsam tabi maddi durum iyiyse yoksa bişi denmez zati. nese ben olsam yardım ederdim. herkesin belli bi kredisi var sonuç olarak. okdar yıl yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmediyse sen bu insanı seviyosun demekki. çokmu iyimserim bilemedim. ama böyle bişeyi mail yoluyla yapmak da acayip hakkaten çaresizlikmi bilemem.
.tuka.

Adsız dedi ki...

zor bir durumda kalmışsın Alper abi..
aşağı tükürsen8 sakal yukarı tükürsen bıyık..
çok iyi dost.. hmm eskidenmiş o yahu.. baksana.. mesafer, aranıp sorulmayan görüşülmeyen8 yıllar girmiş örmüş aranızda duvar..

beyazgelinciikk ten sevgiler...

Adsız dedi ki...

Oldum olası para konuşmaktan haz etmedim. Olduğunda da olmadığında da...

Borç konusu da öyle, biraz sevimsiz geliyor. Yapılanı anlatmak da saçma... Bana sorarsan dostluğun vicdanını etkiliyorsa bir yanlış var. Çünkü dostun olan kimse seni tereddüte, sorgulamaya itmez. Elinden geleni yaparsın...

Biz ne söylersek söyleyelim eminim kendi doğrunu yapacaksın :)

Hera