24 Temmuz 2008 Perşembe

Macaristan'da Son Osmanlı 5 (Benden sonrası Osman'sız)



(İşte oralardan devam)


3-4 saatlik uykuyla fırlıyorum ayağa
gerçi buna pek fırlamak da denmez. Daha çok oda arkadaşımın dürtmesiyle sürünerek kalkıyorum. Beyzade çoktan kalkmış tuvaletine girmiş,kahvaltıya inmek üzere giyinmiş
mızıl mızıl bir şeyler söyleyerek odadan atıyorum çocuğu. Geviş getire getire tuvalete giriyorum. Yabancı bir ülke topraklarına ilk şey edişim. Vay anasını !!! Hiçbir fark göremiyorum ! Ha ülkem ha burası. Fark yok

?????????????

Fark var
Tahret musluğu yok ulen ?
Len bu nasıl medeniyet ? Nasıl bir gelişmişlik?
Banyoda çevreme bakınıyorum ne bir yaprak ve ne taş !
Anlaşılan Türk usulü bu işi halletmenin yolu yok
Eeeeee ???

(Eee sini merak etmeyin sayın blogcular. Bu b.ktan muhabbeti fazla uzatmayacağım. Ama gelirken de bildiğim sorun başıma çöküverdi. İnsan neleri neleri dert ederken karşısına bir anda çıkan problemlerle boğuşabiliyor. Olsun,Türk insanı hiçbir zorluk karşısında gerilemez vallaaa )

Duşumu alıp kan ter içinde atıyorum kendimi kahvaltıya. Bizim grup inmiş bile. Hoca gene saklandığı köşeden tepeme biniveriyor
- Siz burdamıydınız Alper bey ?
- Aaa !!! Ne tesadüf hocam. Kısmet.
Herkes kahvaltıya inmiş inmesine de,herkesin tabağında kavun karpuz ve peynirden başka bir şey yok
- Hayırdır hocam ? Herkes rejimde mi?
- Yook,salam sosis felan var da domuz etidir diye kimse yemiyor
- Hadi ya
Usuldan yanaşıyorum açık büfeye. Üff ... Bacon bile var. Amaaan diyip dolduruyorum tepeleme. Gruptan itiraz diz boyu
- Çarpılırsın
- Çarpılırım
- Tenyalar ürer
- Yetiştiricem
- Pis herif
- Aaaaaa !!!
Allahtan hocanın böyle işlere takıntısı yok da yanına oturup güzelce karnımı doyuruyorum

Rehber ufak yollu açıklamalarla hepimizi otobüse doğru götürüyor
Eveeeeet
Neydi bugün ki program
Budapeşte şehir turu
İyi !
Ufaktan başlıyoruz gezmeye
Önce kahramanlar meydanı
Meydanda en ilgimizi çeken Türk döven lakaplı bir komutanın heykeli oluyor. Zamanında Fatih sultanın ordularını durdurmuş. Durdurmasa Osmanlı Kanuni dönemine kadar İngiltere sınırına falan dayanırmış. Bütün Avrupayı (şansının da yardımı ile) kurtaran vatandaş bu. Ve onun anısına Macaristan da saat 12 de çanlar çalmaktaymış (Ben rehberin yalancısıyım ama son gün szentendre kasabasında çanların çaldığını hakikaten duydum) Macarlar Türk dostların “çanlar sizin için çalıyor” diye takılırlarmış. İyi... Hemingwayin kulakları çanlasın
Budapeştenin içinde yarı koşarak yarı sürünerek bir sürü yer geziyoruz. Tarihi hiç bozmamışlar. Geçen sene ülkeye gelen turist sayısı 39 milyon. İnanılmaz bir rakam. Ve turizmden gelen parayı da habire restorasyona harcıyorlar. Her tarihi yapının önünde bir iskele,sürekli tadilat var.
Mathias kilisesine sokuluyoruz
İnanılmaz bir yapı. Resimleriyle,heykelleriyle,Lizst in çaldığı
Macar halkı bazı konularda bize inanılmaz benziyorlar. Şaman adetleri onlarda da mevcut. Tahtaya vuruyorlar,nazara inanıyorlar. Hatta gittiğimiz Güllü baba (yanlış okumadınız) türbesine gelip dilek için bez bağlıyorlar.
Öğlen halimiz harapken rehberden müjde geliyor. Tuna nehri üzerinde teknede öğle yemeği
Vaaay
Şehre bu kez de nehirden bakıyorum
Bir kez daha hayranlığım artıyor. İnanılmaz bir yer.
Tarihle doğa içiçe (hep bu sözü bir yerde kullanmak istemiştim,kısmet bugüneymiş)
Tekne gidip Margıt adasına yanaşıyor. Nehrin ortasında bir ada. Yeşilliği anlatamam. Küçük bir şelale bile var. Ama doğal ama yapay şelale işte
Maymun maymun dolaşırken,parkın orta yerinde sevgilisiyle işi haddinden fazla ileri götürmüş bir çifte rastlıyoruz. Önce rahatsız olmuyorlar. Ama 45 tane başıbozuk Türk ellerindeki kameralarla bu mutlu anı görüntülemeye kalkışınca işin rengi biraz değişiyor tabi. Önce hanımefendi toparlanıyor,sonra beyefndi toparlanmaya çalışıyor. Beyefendinin toparlanamayan yerlerini kameraya yanlışlıkla alanlar kaydı başa alıyor.
Sevgili blogcunuz olarak orada da yolumu kaybediyorum. Allahtan adada olmanın avantajını kullanarak suya ulaşıyor ve tekneye en son binen ünvanını hak ediyorum. Ünvanımın diğerlerini çok mutlu ettiği söylenemez tabi :D
Adadan dönüşte rehber bizi sallıyıveriyor ortalık yerde
Amanın hoca geride kaldığımı fark etmedi
Tüyyyyyyy

Benim bir işim var

Daha doğrusu kendi kendime Atalete verdiğim bir söz var
Tuna nehrine karşı oturup şarap ve puro içeceğim

Nehrin kenarına doğru gidiyorum
Ahan da bir cafe
Yerlere minderler atılmış
Minderlerin üstüne de Macar kadınları atılmış. Dekorasyon süper olmuş
Oturup gelen garsona süper ingilizceyle “vayn” diyorum
O daha süper ingilizceyle “no vayn” diyor
Nasıl lan?
Macaristanda içki satmayan tek kafeyi ben mi buldum ?
Belediye AKP den mi ?
Manyak mısınız len ?

- Ne var ?
- Bira
Ciddi ciddi Atalet kızacak diyorum ama başka yere gidecek halim de yok. Dolaşıp durmanın bedeli sol bileğim hafiften sızlıyor.
Bira geliyor
Sabahtan hazır ettiğim puroyu da yakıyorum
Karşımda Tuna nehri,elimde içki,ağzımda puro

Ben çooooooook rahatım be

Derken,burnumun ucuna bir televizyon kamerası uzanıyor
(Bunu okurken yok artık diyeceksiniz ama yemin ederim hepsi oldu)
elinde mikrofon tutan dalyan macar hatunu (bu memlekette şerefsizim erkek yok) anlamadığım bir şeyler soruyor
- Zıbır dıbır kıpır dıbır ?
- No dübür !! Speak ingiliş ?
- No ingiliş

Macar tv sinde meşhur olma hayallerim durup dururken sona eriyor. Kamera başka bir müşteriye yöneliyor
Ne sordu ki ? Neden sordu ki? Hey allaaam

Yarım saat iki bira bir puro sonrası sallana sallana otele dönüyorum
Hoca kapılarda
- Kayboldunuz zannettim
- Oooo,sormayın hocam kayboldum,zor döndüm
- Hadi gelin size şarap ısmarlayayım
- Vaaayyyy

Şarabı içip odaya yollanıyorum. Üst değişimi ve Karpatia restorana yemek gidişi
Menü bize uygun. Dana eti,dondurma zart zurt
Tıka basa ziftlenip direk dışarı atıyorum kendimi. Rehberin çevre çoktan sarılmış,millet bir ağızdan yırtınıyor
- Abdullah biz kadın istiyoruz !
Ulan dünyanın en açık sözlü milletiyiz şerefsizim. Kimse de ima falan yok
Gerçi rehber de alışmış vaziyete
- Adım p...venke çıktı valla. Tamam abi. Yalnız burada bu işler pahalı
- Ne kadar
- Villa diye bir yer var. Giriş bizim parayla 30 ytl
- İyiymiş
- Ama bu sadece giriş. Eğer içeride bayan beğenirsen 120 €
- Kaç günlük ?
- Ne günü abicim. Yaptın bitti gitti !
- Sonra ?
- Devam edebilirsen 50 ytl daha verip bir saat kalabilirsin. Hepsi 330 ytl ye felan çıkar
Çüş len ! 350 ytl
Herkesin hevesi kaçıyor.
- Başka ne var burda ?
- Disko var ileride iki tane. Birisi satanistlerin takıldığı disko. Denk düşerseniz ilginçtir. Öbürü büyük bir açık hava diskosu. Romkert.
Oda arkadaşımın gittiği disko. Hocaya falso gösterip ufaktan gidiyorum satanistlerin oraya. Yok,bugün özel bir şey yok ortada. Diğer tarafa giriyorum yavaştan. Fena değil. Başta boş olmasına rağmen ufak ufak doluyor 11 e doğru
Ve saat 12
Adım atacak yer yok
Ben bu kadar kalabalığı hiçbir yerde görmedim
O kalabalığın içinde bizim grubu görüyorum sinsiden
Osman gözlüklerini ovalaya ovalaya çevresine bakınıyor
Gidip bar kenarındaki sütunlardan birine yaslanıp çevreme (çevrem dediysem en uzak insan bana 20 cm) bakınıyorum
4 kişilik bir bayan grubu tam önümde dans ediyor
içlerinde AhuTuğba’nın 80 yıllardaki saçına sahip bir huri var
gözünü kapatmış,dans edip duruyor
osman kafayı takıyor
- Abi,sakın sarkma. Yengen olur
- Ulen dünkü gözlüklü değil miydi yengemiz?
- Unuttum abi onu. Yaramaz zaten,kötü yola düşmüş o
Önümde dans eden de pek iyi bir yola düşecek gibi görünmüyor gerçi
Dans biraz daha yakına geliyor
Rehber önden tiyo vermişti. Sarışın macar erkeklerinin içinde siyah saçınızla dikkat çekersiniz diye
Ben de saç maç yok ama yeşil gözü bir deneyelim bakalım

Çoook artist duruşum sonuç getiriyor
Dansın şekli ve yeri değişiyor
Yüzüm afro saçların içinde. Hanımefendi bedelsiz private danslarda
Osman çok bozuluyor
- Abi bu iki etti !
- Ne len ?
- Dün gözlüklüyü elimden aldın,bugün bu. Ayıp oluyor
- Oğlum manyak mısın? Çevrende 1000 tane bayan var. Git başkasına aşık ol
- Ben kuğu gibiyim abi. Tek eşliyim
- Hadi len
Dans sürerken afro kafa dönüp macarca bir şeyler zırvalıyor
Zaten her şeyi bitiren an bu an
- Sorry. Speak ingiliş?
- Where are you from ?
- I’m turk
Demez olaydım
Ben çılgın Türko hesabı takılırken,dans anında kesiliyor. Afro ve yanındaki grup apar topar ileri gidiyor
- Len nereye ? Türküm dediysem o kadar da Türk değil yani. Soyumda Macarlık olabilir. Lan dursanıza !
Yandı gülüm keten helva
Sonradan öğreniyoruz ki Türkleri hem seviyorlar,hem de Türklerden korkuyorlar
Ulan korkulacak zaman mı ?
Osman yanımda sırta sırıta dikiliyor
- Ne oldu abi ?
- Kadına ingilizim dedim,kaçtı Osman
- Aha. Ben Türküm desem ?
- Kesin evlenir senle. Git bir dene aslanım
Osman kalabalığı yara yara kızların yanına koşarken ufaktan kapıya yöneliyorum
Birinci Romkert bozgunu
Kanuni’nin kemikleri sızlamıştır
Boşver deyip sallanarak gecenin 4 ün de otelin yolunu tutuyorum
Zaten bugün yorası geçti
Asıl ne yapacaksam yarın yapmam lazım
Son günüm
Ne yaparım ki ?

Alpernatif son gün Macaristan da ne yapar ki?
Devamı mı ?
Sıkılmadıysanız sonra :D

15 yorum:

Adsız dedi ki...

hahahaha...

yetiştiricem ha..
=)
sinir olurum o yurt dışında kıl kıl domuz arayanlara..
yetiştir anacım..=)
bişicik olmaz..
=)

magrit adası offfff... of..

ama tunada tekne gezisi gece daha romantik oluyo.. hem 12 de bitiyo zaten.. ordan doğru klube..
ııh olmamış rehbere söyle ona kızdım esas....

he..
bi de biz senden sıkılır mıyız alper ..
hiç olur mu anacım..
=)
ııh.. olmaz..

atalet..
işte kimliklerinden biri ile geldi gitti cancağızım..

alpernatif dedi ki...

Yetiştirmek haaa ???
Ahan da yan bastım :D

Valla biz rehbere uyduk,ne demediyse yaptık :P

sıkılma sorusunu adetten soruyorum,hani uzun bir şey anlatırken sorarlar ya,skımıyorum dimi diye
o hesap

Adsız dedi ki...

uzun şey anlatırken mi dedin =P..
bana mı dedin =P..
ben hiç anlatmam uzun uzun ..
sıkmam kimseyi de..
mors alfabesi bir.. ben iki..=D..
o yüzden yok öyle dertlerim bilemem tabii =D..

atalet

alpernatif dedi ki...

İyi o zaman
En baştan başlayayım
Önce Macaristan bir toz bulutuydu :D

Şarküteri dedi ki...

Dinin öngörmediği şeylerin yüzde bilmem kaçını yapıp ta domuz yemememe noktasına takılanları anlayamıyorum. Ha sıkı sıkıya her emre bağlı olanlara bir lafım yok, onlar yemesin zaten... Şahsen domuz etini beğenerek tüketen bir insanım. Eğer gerçekten tenya üreten bir mekanizma olsaydı benim bağırsakların tenya çiftliğine dönmesi gerekirdi :)

Bu arada geçen yorumda belirtmeyi unuttum. Bu hocanın koala gibi sarılmasına acayip güldüm :)

alpernatif dedi ki...

Dediğin birebir doğru
Domuz eti yemeyen veya daha sonra anlatacağım şarap şişesine resmi basılmayan grup üyeleri striptiz kulüpten çıkmadı

Dolphinblue dedi ki...

ahahahahaa

macaristanda yaşamış olduğun wc kültür şokunda koptum dağıldım gülücem diye boğulacaktım neredeyse :D aynı derdi bende ingilterede yaşayan bir wc kazazedesi olarak çok iyi anladım yaşadığın şoku :P

hmmm domuz eti meselesine gelince... şimdi ben en çok öncesinde bacon'a dair bir tecrübenin olup olmadığını merak ediyorum. kokusundan haz eden biri olmadığım için ingilteredeyken bilerek denemediğim halde yemişliğim oldu... ama domuz eti yemiyor olmanın kesinlikle dinle değil kafadaki domuz eti düşüncesi ve görüntüsüyle alakalı bir durum olduğunu keşfetmiştim...

direk biz kadın istiyoruz olayına takıldım ben bide... ayıp olmuyor mu gruptaki 3-5 hatuna alper efendi? hep macar kadınlarından bahsedip durdun yazı boyunca halbuki seni takip eden tüm XX lere azıcıkta macar erkeklerini anlatıversende gözümüz gönlümüz açılmış olsa :P

ps : sevişen çiftlerin resmini görmek istiyoruuuuummmm :P

Dolphinblue dedi ki...

yav senin yorum saatlerin neden TR saatiyle çakışmıyor? macaristana mı ayarlı yoksa? düzelti ver bakim onu hemen :P

JiDoTaKaFu dedi ki...

Sana bi sponsor bulup
her ay biryere gönderebilsek
ne kadar süper olacağını düşünmeden edemiyorum Natifim :) Anlat anlat güzel oluyo :)

Oya dedi ki...

bu yazın var ya,
"ben türk" kısmı özellikle..
ve bir de müzik..
nasıl anılar canlandı..
anlatamam..
yani lafın gelişi değil,
hakikaten anlatamam :))

alper ya,
siz bu macaristan gezisine,
kültür turizmi yapmak amacıyla çıkmamıştınız di mi?

yaz sen..
kendi adıma konuşcak olursam,
ben hiiiç sıkılmıyorum..
hatta sana sponsor olup,
seneye mikanos'a yollamayı düşünüyorum :)

Oya dedi ki...

amaan..
sponsor fikrini benden önce jidocan zaten demiş :)

alpernatif dedi ki...

yunusum filippırım
En nihayet beni anlayan birisi çıktı :D
Kız ne zor iş o öyle !
Hayır bizim ki mi pislik onlar pis anlamadım
İleride bir yazı yakışır bu konuya
Bacona dair tabi ki tecrübem var :D
Öyle görür görmez tanınacak bir şey değil
eski otelciyim
yabancılara ne pişirildiyse bende tadına baktım,beğendiğimden bir daha yedim
Valla kadın isteme olayını dolandırmanın bir alemi yoktu
E bizde de öküzlük çok,direk sevişelim dedik :D
Sevişen çiftlerin resmi bende galiba yok. olmazsa temsili olarak kendim bir mizansen hazırlarım :)

Jidocuuuum
Beni daha karışık,mesela habire ayaklanmaların felan çıktığı bir yere gönderin
Alpernatif darbe sonucu Kongo devlet başkanı,süper olur

Oyaaaaaaa
Şimdi bu anılar kısmını gel de sorma
Ne anısı yahu ?
Elimizdeki malzeme,bir Türk erkeği,bir macar rapsodisi,bir de Oya !!!
Bunlardan nasıl bir anı çıkarkine ?
Evet Macar gezisi kültür turizmi idi
Macarlarda kültür kültürdü
Bizde bişey demedik ki :D

Sponsorluk konusunda aranızda anlaşın anacım :P

geçkalmadımki dedi ki...

haydi bekliyorum devamını,
gülerken göbeğim hopluyor, kucağımdaki kedim rahatsız oluyor ama olsun bekliyorum yine de...
Sevgiler...

bitti dedi ki...

mutsuzluktan ölüorum
ama yine de güldüm=)

huzunlukelebek dedi ki...

'Türküm dediysem o kadar da Türk değil yani.'
bu cümlede gülmekten hani neredeyse düşecektim:))))