4 Mayıs 2009 Pazartesi

Büyük Hissediyorum (Ya da 4 saatlik şöhret)

Sonra Acun dedi ki;
- Bak Adrianayı telefona kaydetmiştim
Sanki önemsizmiş gibi bakıyorum telefonuna


Çok manasız bir yerden başladım di mi olaya !


Cuma sabahından beri şirketle ilgili bir toplantı için Çeşme’deyim

Son gün toplantı ve gala yemeğine bir sürü ünlü çağrılmış
Önce Cüneyt Özdemirin buğulu sesinden bir sunum dinledik
Kızlar ayıldı bayıldı
Bir iki şirket içi ünlü,dışarıda ünsüz konuşmacıdan sonra Deniz Gökçe aldı eline mikrofonu
Her dönem iktidarın sesi vatandaş tatlı tatlı anlattı esasında çok iyi durumda olduğumuzu

Düşündüklerimizden utanırken yemek vakti geldi de galaya geçtik

Şak sahnede Acun Ilıcalı
Millet “aaaa” derken tv hayatını anlatmaya başladı. Beklenmedik bir performans göstererek hepimizi güldürdü
Hadi bana eyvallah dediğinde bu sefer de sahnede Funda Arar yer aldı
(iş toplantısı olduğunda ısrarlıyım)
Şarkılarını bilmediğim için kendimi içkiye verip saati 12 ye vurdum

Buraya kadar her şey net ve açık
Tamam
Bir sürü ünlüyü gördüm
Yedim,içtim,sarhoşlukla çakır keyif arasında bir yere konumlandım
İşin rengi bundan sonra döndü

Otelin lobisinde sarhoş kafayla Hakana laf yetiştirip çevreme bakınırken Ankara’dan İstanbul’a geçme A…. zıplaya zıplaya geliyor yanıma
Üzerindeki gala elbisesini çıkarmış, kot ve tişörtünü çekmiş
- Huuuuuu !
- Höm ?
- Biz kızlarla içmeye gidiyoruz, gelsenize !
- İçmeye mi ?
Damarlarımdaki alkol kandan fazla
- Nerede içeceksiniz ?
- Ilıca tarafında Rouge açılmış. Oraya gidiyoruz
Tamam, A…. iyi tanıdığım. Ama diğer beş kızın yüzlerinde kara bulutlar dolaşıyor
Bara giden altı kızın peşine takılan erkek pozisyonu bana yakışmayacak
- Siz gidin. Ben yükümü çektim zaten
- Aaaa ! Eğlenirdik. Neyse

A.. uzakta bekleyen kızların yanına patır kütür koşarken,yandan konuşmayı dinleyen Hakan zıplıyor
- Abi gidelim
- Yahu kızlar surat eder askıntı oluyoruz diye
- Olsun abi. Bir erkeğin en önemli silahı yüzsüzlüktür
- Len şaşkın senin 6 saat sonra kalkman gerek. Uçağın var !
- Tamam abi. Bir kadeh içer döneriz
Anlatamıyorum ki benimle bir yere gidildiğinde illa ki başına bir şey geleceğini !
Sağıma soluma bakıyorum, içkili bir sürü sap koltuklara serilmiş türk kahvesi modunda
İçim daralıyor
- İyi hadi bari. Üstümüzü değiştirip gidelim

Hakkı odada serilmiş vaziyette suratıma bakıyor
- Len manyak ! Ne işin var barda ? Yat uyu,zaten içkilisin
- Seni aldatmayacağım Hakkı. Yatağımızı sıcak tut
Yatağımızı sıcak tut lafım boşuna değil. Çeşme’de aynı odada kalıyoruz. İki tane tek kişilik yatağın arasını ben açtıkça o yatakları birleştiriyor. Her gece aynı korkutmayı yaşıyoruz
“Benim olacaksın Alper”

Apar topar kot ve tişört giyip atıyorum kendimi lobiye
Hakan benden önce inip taksiyi kapıya getirmiş bile
Serin bir Çeşme havasında tutuyoruz barın yolunu

* * * * * *

- Giremezsiniz kardeşim !

Barın kapısında badibadigard ve barın sahibi olduğunu sonradan öğrendiğimiz iki tip, damsız erkek alınmaması konusunda konferans veriyor
Kafayı kaldırıp bakıyorum
Bir evin alt tarafını köhne bir bar yapmışlar. Ama içerisi tıklım tıkış
- Hem içerisi çok kalabalık. Yer yok
- Birader. İçeride bizden önce gelen 6 tane bayan arkadaşımız var. Çağırayım mı ?

6 yeterli bir sayı görünüyor. Öyle ya, erkek başına üç bayan
Heykel duruşundan ödün vermeden sağa kaykılıyor. Dalıyoruz Hakan’la içeri
Sigara dumanından körleşmiş, milletin kafayı çoook önce bulduğu küçücük bir yer
Allahtan ikimizde dut gibiyiz de biz ortama, ortam bize yabancılık çekmiyor
Elimize birer bira alıp, ayakta durulabilen sehpa gibi bir şeyin üzerine içkileri koyduğumuz anda, bar hayatımız altüst oluyor
- Abi !
- Neeee ?
- Acun değil mi gelen ?
Tam kapıda olmanın avantajı
Acun program sonrası üzerini değiştirip bara gelmiş. İçeri girişinde toslaşıyoruz
- Bütün Altın yunus burada herhalde !
Lafımı anlamadan manasız yüzüme bakıyor
- Gösterinizi seyrettik. Biz de şirketteniz
- Aaaaa ! Merhaba
Tanışıp öpüşme faslından sonra Hakan direk masaya davet ediyor
Allahı var,adam da da bir sosyetelik yok. Kafa sallayıp masaya geliyor

Ahah
Nerdesin lan bar sahibi

Acunun içeri girişi bar da hafif bir sallantıya yol açıyor
Çevrenin fısıldaşmaları teeee bar sahibine kadar gidiyor ki adam tepemizde bitiyor
- Hoş geldiniz
- Biz biraz önce hiç hoş gelememiştik ?
- Abi,neden söylemediniz Acun beyle beraber olduğunuzu ?
- Oğlum biz onunla değiliz, o bizimle beraber
- Şişşşş ! Garson. Oğlum çabuk buraya gel,masayı donat. Buradan başka yere de bakma

Haşşöleeeee !

Başımda garson omuzları dikleştiriyorum
Milyonların sevgilisi Acunla aynı masadayız
Boru mu len !

Hakan Acun’un koluna girmiş ufaktan sardırma vaziyetlerinde geyiğe başlıyor
Ne anlatıyor diye eğilecekken omzuma gereksiz bir yığılmayla masaya sendeliyorum

Bardaki bayan güruhu işi gücü bırakmış masamın kara sularına girme çabasında
- Ay bakar mısınız ?
- Bakıyorum
- Kikir
- Sevmem
- Ama bu Acuuuun !
- Tebrik ederim
- Ay tanışabilir miyıııığğıııım ?
- Bilmem ? Öyle kabiliyetleriniz var mı ?

İlk utangaçlığını atan bayan tayfası masaya dalga dalga vurmaya başlıyor
Masanın konumu öyle pis ki , Acun’a ulaşmak isteyen bizden geçmek zorunda
Gün gelip bayan saldırısından bunalacağım aklıma gelmemişti !

- Hakaaaaaan
- Efendim abi
- Oğlum borsada hisse senetlerimiz tavan yapmış durumda
- Abi soldan gene geliyorlar

Ciddi ciddi sağdan soldan masaya bayan akını var

Kolumdan çekiştiriliyorum
Bakıyorum,Acun
- Bak bak. Adriana ile İstanbul’da gezerken videolar çektim

Sanki çok ilgisizmişim gibi göz ucuyla bakıyorum telefonun ekranına. Yan göz de olsa Adriana telefondan öpücük gönderiyor

Bu çok ilgisiz coooool hareketim barı iyice şahlandırıyor
Öyle ya
Acun kolumdan çekiyor ve ben ilgisizim

Bir dalgayı daha Hakan’la savuştururken Acun masadan gidiyor
- Hakaaaaan ! Noooldu be ? Niye gitti ?
- Abi ekipten arkadaşı gelmiş. Bara doğru gitti !

Heneeeee !
Püskürttüğümüz bayanlardan kötü gün için hiç ayırmadık ki ?
Bolluk zamanında aman istemem, kıtlık zamanı aç ağzını

Masadan kaçmaya çalışanlardan bir ikisini yakalamaya çalışıyoruz
Yok
Hakanın “tut abi,kaçırma” feryatları da yeterli olmuyor
Kimse kalmıyor yanımızda

Hisse senetlerimiz yükseldiğinden daha hızla düşüyor
Borsa da tahtamız kapanıyor

Salak salak kalıyoruz elimizde biralarla
Acun üç metre ötede kendisiyle resim çektirmek isteyenlerle uğraşıyor
- Hakan
- Efendim abi
- Gitsek mi yanına
- Yok abi ! Ne gidicem. O gelsin yanımıza
- Çok mu içtin lan manyak ?
- Çok içtim abi !

İşi hiç bozuntuya vermeden olağan günlerimden birisini yaşarcasına dikiyorum kafama birayı
Pozisyonu bozmadan dikiliyoruz barın ortasında cool cool

Ve beklenmeyen an
Acun etrafındaki kalabalığı resmen yararak yanımıza geliyor tekrar
- Öfff,insan bıkıyor valla
Hakan kaçırmıyor muz ortayı
- Gel abi şöyle. Ne işin var kalabalığın içinde

Heyoooooo
Tahtamız yeniden açıldı
Hisse senetlerimiz yeniden tavan yapıyor
Yolunu kaybeden bayan balık sürüsü yeniden masaya hücum ediyor
Bu kez daha forsluyuz
Öyle ya, biz gitmedik o bizim masaya geri döndü

Tam birayı kafama dikeceğim, yanımda zıplayan bir şey koluma çarpıyor
- Alpeeeeer !
- Neeeeee ?
Gelmemizi istemeyip otelden kaçan bayanlardan N…. yanımda.
- Naaber Alper ?

Ahahah
Ulan şöhret ! Sen nelere kadirsin
Acun arabasıyla yaptığı hız denemesini de telefona kaydetmiş. Onu göstermek için kolumdan çekiştiriyor, gayri ihtiyari söyleniyorum
- Bir saniye Acun ! Efendim N…. ?

Höööööyyyyy
Vurucu darbe
Ünlü koldan çekti,ünsüz “bir saniye” dedi
N….. karşımda bayılmakla bayılmamak arasında kararsız
- Ay siz Acun’la mı geldiniz ?
- Otelde canımız sıkıldı !
Kızcağız bir şeyler söyleyecek ama Acun’un telefonuna kafayı eğiyorum
Arabasıyla inanılmayacak bir sürat yapmış
- Yeni Aston Martin’lemi ?
- Yok. Porsche
Piyuvvvv

Ben naapıyorum sorusu hafif kafamdan geçiyor ama alkol sağolsun

Yanda bitik gözlerle bekleyen N … ye dönerken Ankara’dan tanıdık A…. çıkıyor
- Alpeeeeeer ! Geldiniz miiiiiii !
A…. sevdiğimiz insan. Hakan hemen kıyak geçiyor
- A… Sen Acunla tanışmışmıydın
- Hayıııııııır
- A… cım,bu Acun,Acuncum bu da A……
Acuncun mu ?
- Lan manyak ! Vites küçült biraz !
Hakan’ın aklına başka bir şey gelmiş. Yüzünde endişe bulutları dolaşıyor
- Abi . Acun hesabı bize kitler mi ?
- Sen bırak içmeyi canım. Oğlum adam trilyona araba almış, altı üstü bir kola içiyor. Onu mu kitleyecek ? Hem kitlese ne yazar ?

Hakan parmaklarıyla para hesabı yaparken oteldeki bayan grubu yanımızdan beş karış suratla geçiyor. Geçerken el sallıyorlar ama …
Hohoyt
- Abi kola kaç paradır ?
- Hakaaaaan !

Yeniden Acunun telefonuna dönüyoruz. Kakara kikiri derken zaman geçiyor
- Ben kaçıyorum arkadaşlar
- Erken değil mi ?
- Saat 4 oldu. Gidip bir kumru yiyeceğim
- İyi. Biz de otele dönelim
Eh
Ne yapalım
Zaten kulaklarımdan alkol çıkıyor
Çok samimice vedalaşıp barın takdirini bir kez daha kazanıyoruz
Sallanarak çıkıp taksi bulmamız 20 dakikayı buluyor
(Çeşme de ölü zaman. Zort diye olmuyor her şey)

Otelin lobisinden girip sağa sola bakmadan kendimi koltuğa atıyorum. Hakan da yanıma çöküyor

İçki çeneme vurmuş durumda
- Acun dedi ki “var mısın”, ben “yokuuuum” dedim
- Alper abi
- Ben yokum diyince kızdı
- Abi
- Ne yapayım,büyük hissediyorum
- Abiiiiiiiiiiiiii !
- Ne var lan ?
Hakan yan koltuğumuzu işaret ediyor. Acunda kumrusunu yiyip gelmiş,yandan ters ters bakıyor !
Gecenin son falsosunu yaparak şöhretime veda ediyorum
Asansöre iki saniyede kendimi atmam hamamböceğinden daha berbat bir görüntüye sahne oluyor

Odaya girmemle de Hakkı yatakta zıplıyor
- Nerdesin lan ?
- Acunla bardaydık !

Dünyanın en doğal şeyini söyledim. Hakkı’da gayet rahat kabullendi
- İyi. Yat da uyu artık. Sabah erken kalkacağız
- Lan gene yatakları birleştirmişsin ?
- Şöhret olman benim için bir şey ifade etmiyor Alper. Benim olacaksın !

İyi de
Ben koskoca bir şöhretim
Sana bakar mıyım ?


Not
Yukarıda yazdıklarıma aldırmayın. Hayatımda tanıştığım en düzgün insanlardan birisini tanıdım o gece. Paranın bozmadığı insanlarda varmış demek
Not 2
Kendisi içki içmiyor,sigaraya da öcü gibi yaklaşıyor
Not 3
Hakkıyla aramızda bir şey olmadı